28 Ekim 2007 Pazar
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun !
Gönderen
muratya
zaman:
23:05
2
yorum
Etiketler: 1923, 29 ekim, 84.yıl, atatürk, cumhuriyet, cumhuriyet bayramı, kutlama, Türkiye
25 Ekim 2007 Perşembe
Murat Evgin - Hülya Koçyiğit "Şehit"
Gönderen
muratya
zaman:
16:33
1 yorum
Etiketler: asker, asker türküsü, hülya koçyiğit, mehmet, mehmetçik, murat evgin, türkü, şehit
20 Ekim 2007 Cumartesi
44. Altın Portakal Film Festivali başladı
(.) Haber
44'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali dün akşam düzenlenen açılış töreniyle başladı.
Cam Piramit'te düzenlenen törende konuşan Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Türk sinema sanatçılarının, Cumhuriyet Türkiye'si nin aydın insanları olduğunu söyledi.
Yüksel, "Bu toprakların ortak paydası dostluk ve kardeşlik olmuştur. Antalya, dünya barışına büyük katkı sunmaktadır" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de Antalya'nın festivali 44'üncü kez gerçekleştirmesinin onurunu yaşadıklarını kaydetti.
Festivalin son 3 yıldaki gelişmelerle kazandığı evrensel kimliği sayesinde Türk sinema sanatının vitrini olduğunu vurgulayan Türel, festivalde Türk sinemacılarının dünya sinemacılarıyla buluştuğunu söyledi.
Turgul ve Ergün'e onur ödülü
Festivalde TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil ve Tuba Ünsal tarafından yönetmen Yavuz Turgul'a onur ödülü sunuldu.
Usta yönetmen Turgul, sözlerine, sinema hayatındaki önemi nedeniyle annesine teşekkür ederek başladı. "Züğürt Ağa" filminin senaryosunu yazarken Ressam Fikret Otyam'dan ilham aldığını belirten Turgul, Otyam'a acil şifalar diledi.
Turgul, en önemli filmlerinde Şener Şen'in rolaldığını ifade ederek, "O olmasaydı bu filmler de olmazdı. Kendisine çok teşekkür ediyorum" dedi.
Daha sonra, Halil Ergün'ün onur ödülü, Festival Onursal Başkanı Menderes Türel ve oyuncu Şerif Sezer tarafından sunuldu. Şerif Sezer, Halil Ergün ile 20'li yaşlarında tanıştığını belirterek, sanatçının dostu olmasından hep gurur duyduğunu söyledi.
Halil Ergün de "bilinir olmak ve kabul görmenin" çok güzel olduğunu dile getirerek, "Engin Yiğitgil aradığında önce çok sevindim. Ama bir süre sonra ürktüm, 'yolun sonuna geliyor muyum' diye düşündüm. Ama festivale ilk kez 1975'te katılmıştım. Zamanı gelmiş" diye konuştu.
Hülya Koçyiğit'e Altın Portakal nişanı
Festival kapsamında ilk kez verilen Altın Portakal Nişanı da Menderes Türel ve Engin Yiğitgil tarafından sanatçı Hülya Koçyiğit'e takıldı.
Koçyiğit, "Yaşam, coşku ve sevgiyle çok şey ifade eden Türk Sineması'nda Hülya Koçyiğit'in anılması, çok büyük bir ödül" dedi.
Bu arada festival görevlileri ödül töreni sırasında "törenin bir televizyon kanalınca canlı yayınlandığını" gerekçe göstererek foto muhabirleri ve kameramanların törenden ayrılmasını istediler.
Gazetecilerin tepki göstermeleri üzerine festival görevlileri fotomuhabirlerinin fotoğraf çekmesine izin verdi. Kameramanlar ise ödül töreninin bir kısmından görüntü alamadı.
Sezen Aksu konser verdi
Ödül töreninin ardından ünlü sanatçı Sezen Aksu, konser verdi. Sanatçı, şarkıları arasında yaptığı kısa konuşmalarda sinemanın büyülü havasını çok sevdiğini, festivalde yeniden sahne almaktan mutlu olduğunu dile getirdi.
Aksu, 2 yıl önce festivale geldiğinde "Eğreti Gelin" filminde yarışan Nurgül Yeşilçay'ı çok beğendiği için övdüğünü, ancak jüri üyelerini etkilemeye çalıştığı tepkisiyle karşılaştığını belirtti.
Kimseyi etkileme kaygısı olmadığını, ancak Nurgül Yeşilçay'ın yarışmada aday olduğunu bilmemesi nedeniyle gaf yaptığını ifade eden Aksu, salondan Yeşilçay'ın bu festivalde de 2 filmiyle yarışmaya katıldığının hatırlatılması üzerine, "Dilimi kesin benim, yine gaf yaptım. Vallahi kimseyi etkilemeye çalışmıyorum. Nurgül Yeşilçay'ın oyunculuğundan Sophia Loren ateşi alıyorum. Ne yapayım, çok güzel oynuyor" dedi.
Devamını Oku >>
Gönderen
muratya
zaman:
23:45
0
yorum
Etiketler: Antalya Altın Portakal Film Festivali, Festivaller, Haber
19 Ekim Haftasında Vizyona Girecek Filmler

Merhaba,
19 Ekim 2007 tarihi itibariyle vizyona girecek filmlerin listesine ve detaylı tanıtımlarına Yan Menü >> Vizyondakiler >> 19 Ekim 2007 bağlantısı ile ya da doğrudan buradan erişebilirsiniz.
Hepinize iyi seyirler dilerim.
Devamını Oku >>
Gönderen
muratya
zaman:
23:05
0
yorum
Etiketler: 19 Ekim 2007, Vizyon, Yazılarım
Halloween (2007)
(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Korku
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 97 dakika
Yönetmen: Rob Zombie
Oyuncular: Malcolm McDowell, Brad Dourif, Daeg Faerch, Sheri Moon
Senaryo: Rob Zombie
Müzik: Tyler Bates
Görüntü Yön.: Phil Parmet
Web sitesi: halloween
(.) Film Hakkında
Tam otuz yıllık “Halloween” efsanesi, film ve müzik sektörünün renkli ismi Rob Zombie'nin yönetmen koltuğunda oturduğu bu son halka ile devam ediyor. Başrollerini Tyler Mane, Sheri Moon, Malcolm McDowell, Brad Dourif ve Udo Kier’in paylaştığı filmin senaryosu John Carpenter ve Debra Hill’e ait. Müziklerse Tyler Bates imzası taşıyor.
(.) Filmin Konusu
Sinema tarihinin 1 numaralı seri katili geri döndü.
Henüz 6 yaşındayken, bir Halloween (Cadılar Bayramı) gecesi ablasını öldürdüğü için akıl hastanesine kapatılan ve burada 15 yıl geçiren Michael Myers, 21 yaşına geldiğinde buradan kaçar ve Haddonfield'deki evine dönerek bu sefer küçük kız kardeşinin peşine düşer.
Kardeşi ve arkadaşları, daha sonra yoluna azılı bir seri katil olarak devam edecek olan Michael'ın elinden kurtulabilecek midir?
Devamını Oku >>
Gönderen
muratya
zaman:
22:50
0
yorum
Etiketler: 19 Ekim 2007, 2007, ABD, Brad Dourif, Daeg Faerch, Filmler, Korku, Malcolm McDowell, Rob Zombie, Sheri Moon, Vizyon
Suburban Girl (Erkekleri Tavlama Sanatı)
(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Komedi, Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 90 dakika
Yönetmen: Marc Klein
Oyuncular: Sarah Michelle Gellar, Alec Baldwin, Maggie Grace, James Naughton
Senaryo: Marc Klein
Müzik: Heitor Pereira
Görüntü Yön.: Steven Fierberg
IMDB Web sitesi: suburbangirl
(.) Film Hakkında
Marc Klein’ın ilk uzun metrajlı filmi olan romantik komedi türündeki “Erkekleri Tavlama Sanatı”nın başrollerini Sarah Michelle Gellar (Brett Eisenberg) ve Alec Baldwin (Archie Knox) paylaşıyor. Filmde ikiliye eşlik eden oyuncular Maggie Grace (Chloe), James Naughton (Robert Eisenberg), Vanessa Branch (Faye Faulkner) ve Chris Carmack (Jed Hanson).
“Erkekleri Tavlama Sanatı”, Melissa Bank’in esprili ve neşeli kısa hikayelerini topladığı “The Girls’ Guide to Hunting and Fishing” adlı New York Times’ın çok satan eserinden uyarlanmış. Yönetmen Marc Klein, kitabı seçmesindeki en önemli etkenin sadece basit bir romantik komedi olmaması ve içinde daha derin düşüncelere de yer vermesi olduğunu vurguluyor.
Klein, filmi yapmaya karar verdiği zamanki düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Bu hikayeyi seçmemin nedenlerinden biri de, kendimi baş kahraman Brett’e çok benzetmem. Kendine güvensiz ve korunmasız bir insan olarak dış dünyaya açılması ve kendini tanımak için çıktığı zorlu yolu hatalarından ders alarak başarıyla tamamlaması bu hikayeyi benim için çok anlamlı yaptı. Bu, yeni yetme bir kızın gerçek bir kadına dönüşmesinin hikayesi. İlk olarak kendini bir erkeğin varlığı ile ifade eden; fakat zamanla aslında tek başına da kendine yetebileceğini keşfeden bir kadın. Bu bakımdan hikayenin feminist bir tarafı da var.”
(.) Filmin Konusu
New York’taki bir yayınevinde çalışmak üzere New Jersey’deki sakin hayatından Manhattan’ın hareketli dünyasına giren yirmili yaşlarındaki Brett Eisenberg’in hikayesi...
Çekici, akıllı ve hırslı bir genç kadın olan Brett, hayatında ilk kez anne babasının yanından ayrılmış; kariyer hedefine ulaşabilmek amacıyla New York şehrine taşınmıştır. Teyzesi Hilda’nın, Manhattan’ın ‘Upper West Side’ bölgesindeki dairesini, uzun süredir beraber olduğu sevgilisi Jed ile paylaşmakta; boş vakitlerini moda tasarımcısı olan en yakın arkadaşı Chloe ile sanatsal etkinliklere katılarak geçirmektedir.
Bir gün bir imza gününde efsanevi yayın editörü olan, tüm kadınların kalbini fethetmiş Archie Knox ile tanışır. İç güdüleri, kendinden yaşça çok büyük olan bu adamdan uzak durmasını söylese de, Brett kendisini bu çekici adamın büyüsüne kaptırmaktan alıkoyamaz. Onun için Archie, kendisi için hayal ettiği hayatın ta kendisidir. O, bu adamın sadece çekiciliğinden değil, New York’un en başarılı simalarından olmasından da etkilenmiştir. Erkek arkadaşı Jed ile ilişkisini bitirir. Archie ile yaşayacağı ilişkinin onu gerçek bir kadın yapacağına inanır.
Ama kısa zamanda Brett’in mükemmel gözüken hayatı kötüye gitmeye başlar. Yayınevinin baş editörü işten ayrılır ve yerine güzeller güzeli, genç ve gösterişli İngiliz Faye Faulkner gelir. Bu arada hayatta herşeyini paylaşabildiği tek kişi olan babası da oldukça hastadır.
Tüm bu tatsızlıkların daha da kötüye gitmesinde Archie’nin de büyük payı vardır. Hayallerini süsleyen erkek aslında hiç de göründüğü gibi değildir. Brett’in olgun, kendine güvenli ve ayakları yere sağlam basan bir kadın olmasını sağlayacak olan da, içine sürüklendiği bu durumdan kurtulma çabası olur...
Devamını Oku >>
Gönderen
muratya
zaman:
22:29
0
yorum
Etiketler: 19 Ekim 2007, 2007, ABD, Alec Baldwin, Dram, Filmler, Komedi, Marc Klein, Romantik, Sarah Michelle Gellar, Vizyon
The Invasion (İstila)
(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Bilim-Kurgu, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 99 dakika
Yönetmen: Oliver Hirschbiegel
Oyuncular: Nicole Kidman, Daniel Craig, Jeremy Northam, Jeffrey Wright
Senaryo: Dave Kajganich
Müzik: John Ottman
Görüntü Yön.: Rainer Klausmann
Web sitesi: theinvasion
(.) Film Hakkında
Oscar ödüllü Nicole Kidman (Carol Bennell), bilimkurgu aksiyon gerilim filmi “İstila”nın başrolünü Daniel Craig (Ben Driscoll) ile paylaşıyor. İnsan kalmanın tek yolunun uyanık kalmak olduğu bir dünyada yaşanan dehşet verici olayları konu alan filmin diğer önemli oyuncuları ise Jeremy Northam (Tucker Kaufman) ve Jeffrey Wright (Dr. Stephen Galeano). Filmin yönetmeni, ödüllü drama “Downfall”a imza atan Oliver Hirschbiegel. David Kajganich’in senaryosunu yazdığı film Jack Finney’nin ‘The Body Snatchers’ adlı romanına dayanıyor.
Yönetmen Hirschbiegel, Carol karakteri hikayede izleyicinin gözü kulağı durumunda olduğunu söylüyor: “Her şey onun çevresinde dönüyor; onun bakış açısından sunuluyor. Nicole bu role kendinden, gücü ve çocuğunu koruma içgüdüsü anlamında çok şey kattı. Onun hikayenin içine girme becerisini gözlemlemek ve filme aktarmak büyüleyiciydi. Tepkileri çok doğaldı ki bu, karakterinin durumundaki baskıyı gerçekten çok iyi vurguladı.”
Senarist David Kajganich, hikaye ile ilgili şu yorumu yapıyor: “Finney’nin romanında uzaylı yaşam formu sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Ama hayatta kalma farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bugün dünyamızda şöyle bir etrafınıza bakındığınızda, gücün sadece onu elde tutma ve gelen tehditleri ortadan kaldırma arzusu uyandırdığını görüyorsunuz. Bu istilaya neden olan taşıtın ulusun gücünün merkezi olan Washington’a düşmesi tesadüf değil.”
“‘İstila’ bugün çok kolay tanıyabileceğiniz bir dünyada geçen bir gerilim” diyen yapımcı Joel Silver ise sözlerini şöyle sürdürüyor: “Muazzam bir siyasi, toplumsal ve çevresel paranoyanın yaşandığı bu dönemin, film için gerçekten doğru zaman olduğunu hissettik. David Kasganich romandaki fikirlere yeni soluk getiren bir yaklaşımla orijinal bir senaryo yazdı. Bu film korkutucu ve heyecan verici olmakla kalmayıp daha derin katmanlar da içeriyor.”
(.) Filmin Konusu
Dallas’tan Washington’a kadar semaları aydınlatan devasa bir patlamada uzay mekiği Patriot parçalanır ve parçaları ABD’nin üzerine yağmur gibi yağar. Durum kısa sürede kontrol altına alınsa da, mekiğin enkazı üzerine bulaşmış bir maddeyle ilgili hikayeler yayılmaya başlar; hem uzayın aşırı soğuğuna, hem de dünya atmosferine girerken ortaya çıkan aşırı ısıya dayanıklı bir maddedir bu. Ve ona ilk temas edenler ilk değişenlerdir...
Fakat kimse panik baş göstersin istemez.
Washingtonlı psikiyatr Carol Bennell, mekiğin başına geleni çevresinde gitgide artan tuhaf olaylarla ilişkilendirmez. Bunlardan bazıları şöyledir: Bir hastası kocasının yerine başkasının geçtiği düşüncesiyle dehşete kapılmıştır; sokakta çabucak bastırılan şiddet patlamaları olurve oğlu Oliver’ın Cadılar Bayramı sepetinin içinde eve çok garip, aslında belki de canlı bir madde gelir.
Carol, arkadaşı ve meslektaşı Ben Driscoll’a, Washington’daki yetkililerin endişeli görünmemesine rağmen bir şeylerin çok yanlış gitmekte olduğunu söyler. Resmi açıklama bunun yalnızca yeni bir nezle türü olduğu yönündedir, ama daha olayın vehametini fark edemeden, Carol oğlununun haftasonunu ayrı yaşadığı kocasının yanında geçirmesine izin verir. Eski kocası, Hastalık Kontrol Merkezi’nde üst düzey bir yetkili olarak kazayı araştırmak üzere Washington’dadır ve olay yerine giden ilk kişilerden biridir.
Salgın hastalık yayıldıkça, Carol hastalığa karşı kullanılan aşılamadan sorumlu olan kişilerin aslında çok daha korkunç bir şey yaymakta olduklarını keşfeder: Vücuduna girdiği kişinin uyuduğu sırada DNA’larına saldıran, kökeni belirsiz bir hücre, kişiyi kendisi gibi görünen, kendisi gibi konuşan ama tüm insani duygulardan yoksun biri hâline getirmektedir...
Uyanık kalmak için elinden gelen her şeyi yapan Carol, oğlunu bulacak kadar hayatta kalmak amacıyla değişmiş bir dünyada umutsuz bir yolculuğa koyulur. Değişmiş olanların arasında saklanmak için, sakin kalması, duygularını ele vermemesi ve hepsinden önelisi uyuyakalmaması gerekmektedir.
Devamını Oku >>
Gönderen
muratya
zaman:
22:19
0
yorum
Etiketler: 19 Ekim 2007, 2007, ABD, Bilim-Kurgu, Daniel Craig, Filmler, Gerilim, Nicole Kidman, Vizyon










