MY-Sinema
07 Eylül 2007 etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
07 Eylül 2007 etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

07 Eylül 2007 Cuma

Becoming Jane (Aşkın Kitabı)

Becoming Jane(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Biyografi, Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2007 İngiltere, ABD, İrlanda
Süre: 120 dakika
Yönetmen: Julian Jarrold
Oyuncular: Anne Hathaway, James McAvoy, Julie Walters, James Cromwell
Senaryo: Kevin Hood, Sarah Williams
Müzik: Adrian Johnston
Görüntü Yön.: Eigil Bryld
Web sitesi: becomingjane

(.) Film Hakkında
“Becoming Jane”de edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor. Senaryosunu Kevin Hood ve Sarah Williams’ın yazdığı filmi Julian Jarrold yönetmiş. Başrollerde Anne Hathaway (Jane Austen), James McAvoy (Tom Lefroy), Julie Walters (Mrs. Austen), James Cromwell (Rev Austen), Maggie Smith (Lady Gresham), Joe Anderson (Henry Austen), Lucy Cohu (Eliza De Feuillide), Laurence Fox (Mr. Wisley), Ian Richardson (Judge Langlois) ve Leo Bill (John Warren) var.

2003 yılında, biyografist Jon Spence, edebiyat dünyasını ve Jane Austen hayranlarını, yazarın gerçekten de romantik bir ilişki yaşadığı iddialarıyla sarsmıştı. Bu az bilinen bir iddiaydı, daha önce yazılmış çeşitli kaynaklarda bu ilişkiye atıfta bulunulmasına rağmen, John Spence araştırmalarını yazdığı biyografi ‘Jane Austen Olmak’ta daha ileriye götürüyordu. Yazdığı kitap, Jane Austen ve Tom Lefroy’un 1795’te, Noel tatili için Hampshire’da buluşmalarından sonra bir daha görüşmedikleri iddiasını çürüttü. Aynı zamanda da daha önceki biyografi yazarlarının iddia ettiği gibi ‘kısa süreli ve basit’ bir ilişki olmadığını da ortaya koydu.

Bu romantik ilişkiden etkilenen yazar Sarah Williams, Ecosse Films’den Douglas Rae ve Robert Bernstein ile görüştü. Jane Austen’in 20 yaşındayken Tom Lefroy adındaki İrlandalı bir gençle tanıştığını okumuştu. Bu buluşma sonraki iki yüz yıl boyunca işlenecek romantik bir edebi temaya ilham kaynağı oldu. Ecosse Films projeyle hemen ilgilendi. “Bu Jane Austen’in hayatında az bilinen, ama çarpıcı bir ilişkiydi,” diyor Robert Bernstein. “Bu ilişki tüm hayatını değiştirdi. Jane Austen, sert dış görünüşünün altında ateşli bir yapıya sahipti ve bu da gelmiş geçmiş en büyük kadın yazarlardan biri olmasını sağladı.”

Yönetmen Jarrold, “Becoming Jane”e başlamadan “Aşk ve Gurur”, “Sağduyu” ve “Duyarlılık” ve “İkna” romanlarını tekrar okudu. “Jane Austen Olmak” dahil, bir çok biyografiyi tekrar inceledi Ama asıl çıkış noktası, Kevin Hood’un senaryosu oldu.

“Konuyu iyi bilen biri tarafından yazıldığı belli olan bir senaryoydu. Bir aşk hikayesi olmasına rağmen, içerdiği yaratıcı ve dahice noktalardan çok etkilenmiştim. Jane’in Tom Lefroy ile olan ilişkisi çok şaşırtıcıydı. Büyük bir yazar haline gelmesinde etkili bir faktör olduğu belliydi. Senaryo hoşuma gitti. Çünkü Jane’i hem hayat dolu bir genç kadın, hem de sanatının sorumluluğundaki bir yazar olarak tasvir ediyordu. Normalde Austen hakkındaki bir filmde göremeyeceğimiz sahneler içeriyor. Boks sahneleri, kriket sahneleri, semt pazarı gibi görüntüler içeriyor.”

“Becoming Jane”, Jane Austen’in kendisinin olduğu bir aşk hikayesi. Ünlü yazarı, evinde kendi halinde bir yaşam süren yaşlı ve bekar bir kız yerine, ailesi ve arkadaş çevresiyle tasvir edilen genç bir bayan olarak sunuyor. Jane Austen’i, tıpkı romanlarındaki gibi bir atmosfere koyuyor. Jarrold bu konuda da şöyle diyor: “Umarım romanlarındaki kadın kahramanları ve kendi hayatındaki mutsuzlukların oluşturduğu tezat izleyicinin dikkatini çeker. Jane’i sosyal çevresi ve duyguları olan bir insan olarak algılamalarını umuyoruz, yazıyla yaşamını sürdüren bir kız kurusu olarak değil.”

(.) Filmin Konusu
Genç yazar Jane Austen’in, İrlandalı Tom Lefroy ile yaşadığı ve romanları için en büyük ilham kaynağı olduğu kabul edilen aşkın hikayesi...

Jane Austen aşka inanmaktadır. Anne ve babası ise, 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, onun para karşılığı bir evlilik yapmasını isterler. 20 yaşındaki Jane, büyüleyici genç İrlandalı Tom Lefroy ile tanıştığında, Lefroy’un zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır.

Jane, Lady Gresham’ın yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek midir?..


Devamını Oku >>

No Reservations (Aşk Tarifi)

No Reservations(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Komedi, Romantik, Dram
Yapım Yılı: 2007 ABD, Avustralya
Süre: 103 dakika
Yönetmen: Scott Hicks
Oyuncular: Catherine Zeta-Jones, Aaron Eckhart, Abigail Breslin, Patricia Clarkson
Senaryo: Carol Fuchs
Müzik: Philip Glass
Görüntü Yön.: Stuart Dryburgh
Web sitesi: noreservations

(.) Film Hakkında
“Shine”la Oscar’a aday olan Scott Hicks’in yönettiği romantik komedi filmi “Aşk Tarifi”nin başrollerinde Oscar ödüllü Catherine Zeta-Jones (Kate), Altın Küre adayı Aaron Eckhart (Nick), SAG ödüllü Oscar adayı Abigail Breslin (Zoe) ve Oscar adayı Patricia Clarkson (Paula) var. Senaryosunu Carol Fuchs’un yazdığı filmin görüntü yönetimini Stuart Dryburgh gerçekleştirmiş. Müziklerse Philip Glass imzası taşıyor.

Yiyecek ve yiyecekle ilgili her şey, hazırlığı ve sunumu, aroması, dokusu, görünüşü ve lezzeti yadsınamaz bir romantizm ve hayatı güzelleştiren unsurlar taşır. Yönetmen Hicks, bunları hikayede birbirine harmanlıyor. Bu niyet, daha senaryo aşamasında ortaya çıkmış. Senarist Carol Fuchs bu konuda, “Yiyecek öğesi hem gerçek hem de mecazi anlama sahip. Sadece ne yediğimiz değil, kendimizi duygusal olarak nasıl beslediğimiz de önemli” diyor.

“Yemeğin filmde kendine özgü bir gücü ve simgesel anlamı var” diyen yönetmense sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tüm iletişim ve çekim yemekle başlıyor. Kate ile Nick arasındaki bağ mutfak sevgileriyle ortaya çıkıyor ve Zoe’yi kabuğundan çıkarmakta da rol oynuyor. Zoe’nin durumunda, çektiği üzüntü iştahını bastırmış olduğu için, nihayet Nick’in ikram ettiği spagettiyi alması ona güvendiğinin ve ısınmaya başladığının göstergesi oluyor. Kate ile Nick’in birlikte yemek yemesi ise daha erotik bir alt anlam içeriyor”.

(.) Filmin Konusu
Manhattan’daki 22 Bleecker Restaurant’ın baş aşçısı Kate Armstrong, çılgın tempolu her öğünde nefes kesen bir ustalıkla yüzlerce yemeği koordine eder, leziz soslar hazırlar, her yemeği mutlak bir mükemmellikle pişirip süsler. Perde arkasında daha rahat olan Kate, mutfağının güvenli ortamından sadece spesiyalitesi olan bir yemekle ilgili iltifatları kabul etmek ya da nadiren, onun uzmanlığını sorgulamaya cüret eden bir müşteriyle kapışmak için çıkar. İşten sonra ise, çoğu akşam gece yarısı bile olmadan yatar ve şafakla birlikte kalkarak o günün taze yemeklerinde kullanılacak balıklar için rakiplerini alt etmek üzere balık pazarına gider.

Kate’in mükemmeliyetçi mizacı, ekibine katılan neşeli ve vurdumduymaz yeni aşçı yardımcısı Nick Palmer tarafından sınanacaktır. Mutfakların yükselen yıldızlarından olan Nick, çalışırken opera dinlemeyi ve etrafındakileri güldürmeyi tercih eder. Gerek hayata gerek mutfağa gelişigüzel yaklaşımı Kate’inkinden çok farklıdır; ancak yine de aralarındaki elektrik yadsınamaz ölçüdedir... tabi granit tezgahtan aşağı sallanan çatalların çıkardığı sesleri andıran uyuşmazlıkları da öyle.

Kısa süre önce beklenmedik şekilde hayatına girip onunla yaşamaya başlayan 9 yaşındaki yeğeni Zoe’yle başa çıkmak zorunda oluşu, evdeki dengesini de alt üst etmiş olmasa, işteki bu çalkantıyla başa çıkmak Kate için daha kolay olabilir. Parlak ve algıları güçlü bir kız olan, balık kroketi kaz ciğerine tercih eden Zoe, Kate’in günlük yaşantısını sekteye uğratmaktadır.

Haftalar geçtikçe, Kate kendisini neyin daha çok kızdırdığını bilemez hâle gelir: Nick’in yeteneğinin 22 Bleecker’ın sahibi Paula ve cinsiyet ayrımı güden müşterilerin beğenisini toplaması mı, yoksa Nick’in etkileyici cazibesinin utangaç Zoe’nin kalbini kazanması ve küçük kızın, teyzesi yerine Nick’e açılması mı?

Nick rekabet ile romantizm arasındaki sınırı zorlayınca Kate, yıllardan sonra ilk kez böylesine kendine yeten bir insan olmasını ve güvende hissetmesini sağlayan bazı seçim ve inançlarını sorgularken bulur kendini. Zoe ile gerçek bir bağ kurmak, Nick’le mutluluğu bulmak ve hayata duyduğu iştahı geri kazanmak istiyorsa, cüretkâr ve yeni bir şey deneyip kendini mutfağın dışında da ifade etmeyi öğrenmesi gerekecektir. Bu ise, tarif olmadan yemek yapmak gibidir. Ama Kate’in de keşfettiği gibi, bazen en iyi tarifler, kişinin kendi yarattıklarıdır...


Devamını Oku >>

06 Eylül 2007 Perşembe

Bratz: The Movie (Bratz)

Bratz: The Movie(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Komedi, Aile
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 110 dakika
Yönetmen: Sean McNamara
Oyuncular: Nathalia Ramos, Janel Parrish, Logan Browning, Skyler Shaye
Senaryo: Janna King Kalichman, Jen Klein
Müzik: Richard McHugh, Deddy Tzur
Web sitesi: bratz

(.) Film Hakkında
Tüm dünyada ses getiren Bratz bebeklerini ilk defa beyazperdeye taşıyan “Bratz”i Sean McNamara yönetmiş. Filmin yapımcısı “Spider Man”, “X-Men”, “Hulk” ve “Ghostrider” gibi gişe şampiyonu filmlerin arkasındaki isim Avi Arad. Türkiye’de ise Bratz kızlarını ve erkek arkadaşlarını çocuk ve gençlerin ilgiyle takip ettiği oyuncu ve şarkıcılardan oluşan isimler seslendiriyor. Filmdeki 4 kız karakteri Özlem Tekin, Özgü Namal, Pamela Spence ve Ceyda Düvenci seslendirirken; 2 erkek karakteri de televizyonların sevimli yüzü Yağmur Atacan ve yeni kasetiyle çıkış yapan müzisyen/oyuncu Emre Altuğ seslendiriyor.

(.) Filmin Konusu
Yasmin, Jade, Sasha ve Cloe, kendilerini bildi bileli, SDEYA’dırlar (Sonsuza Dek En Yakın Arkadaşlar). Tanıştıkları andan itibaren ayrılmaz bir dörtlü olan kızlar, her zaman birbirlerinin kişiliklerini, yeteneklerini ve moda tarzlarını desteklemişlerdir.

Fakat şimdi liseye başlayan dört genç kız, yepyeni bir dünyayla karşı karşıyadır. Burası bir cangıldır ve dört genç kız, ergen olarak yaşamanın, son sınıf öğrencisi ve müdürün kızı olan Meredith Baxter Dimly tarafından katı bir şekilde dayatılan, sosyal bağlantılar sistemiyle uğraşmak anlamına geldiğini ilk kez burada keşfederler.

Futbol takımı kaptanı Cloe, Ponpon Kızlar üyesi Sasha, müzik tutkunu utangaç Yasmin ve Bilim Klübü üyesi zeki Jade, Meredith ve arkadaşlarının popüleritesi için büyük tehlike oluşturmaktadır. Sosyal bir gruba ait olmanın çok önemli olduğu ve gruplaşmanın yaşandığı kampüste kendilerini dışlanmış hisseden kızlar, kenetlenerek "Bratz" grubu olarak ayaklanır ve çevre baskısına karşı savaşmaya girişirler.

Gerçek gücün arkadaşlarının hakkını savunmak, özüne sadık kalmak ve hayallerinin ve tutkularının peşinden gitmekten kaynaklandığını öğrenen Bratz kızları, farklılıklarını ortaya koyacak ve Meredith’in tüm uğraşlarına rağmen birbirlerinden kopmayarak asıl önemli olanın “birey” olmak ve gerçek arkadaşlıklar kurmak olduğunu herkese ispat edeceklerdir...


Devamını Oku >>

Free Zone (Serbest Bölge)

Free Zone(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Komedi, Dram
Yapım Yılı: 2005 İngiltere, İsrail, Belçika, Fransa
Süre: 90 dakika
Yönetmen: Amos Gitai
Oyuncular: Natalie Portman, Hana Laszlo, Hiam Abbass, Carmen Maura
Senaryo: Amos Gitai
Müzik: as Hava Alberstein, Jaroslav Jakubovic
Görüntü Yön.: Laurent Brunet, Renato Berta
Web sitesi: freezone

(.) Film Hakkında
Senaryosunu Amos Gitai ve Marie-Jose Sanselme’nin birlikte yazdığı “Serbest Bölge”nin başrollerini Natalie Portman (Rebecca), Hanna Laslo (Hanna), Hiam Abbass (Leyla) ve Carmen Maura (Mrs. Breitberg) paylaşıyor. Filmin müziğini Hava Alberstein ve Jaroslav Jakubovic birlikte hazırlamış. Hanna Laslo, filmdeki performansıyla 2005 Cannes Film Festivali’nde “en iyi kadın oyuncu” ödülünü kazanmıştı.

(.) Filmin Konusu
Amos Gitai’ın Ortadoğu’daki çıkmaza ticaret ve kadınlar aracılığıyla getirdiği pragmatik çözüm önerisi Kudüs’te, Ağlama Duvarı’nın önünde başlıyor ve Ürdün’ün doğusunda, vergilerin ve gümrüğün var olmadığı, son derece huzurlu bir ekonomik cennete, “Serbest Bölge”ye doğru yol alıyor…

Birkaç aydır Kudüs’te yaşamakta olan Amerikalı Rebecca nişanlısından henüz ayrılmıştır. İsrailli kadın şoför Hanna’nın kullandığı bir taksiye biner; Hanna Ürdün’deki “Serbest Bölge”ye gitmektedir ve kocasının ortağı olan “Amerikalı” ile buluşup ondan yüklü miktarda para alacaktır. Rebecca kendisini de götürmesi için Hanna’yı ikna eder.

“Serbest Bölge”ye ulaştıklarında Filistinli Leyla onlara Amerikalının orada olmadığını ve paranın da ortadan kaybolduğunu söyler...


Devamını Oku >>

I now pronounce you Chuck and Lary (Damadı Öpebilirsin)

I now pronounce you Chuck and Lary(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Komedi
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 110 dakika
Yönetmen: Dennis Dugan
Oyuncular: Adam Sandler (Charles 'Chuck' Levine), Kevin James (Lawrence 'Larry' Valentine), Jessica Biel (Alex McDonough), Dan Aykroyd (Captain Phineas J. Tucker), Ving Rhames (Fred G. Duncan), Steve Buscemi (Clinton Fitzer), Nicholas Turturro (Renaldo Pinera)
Senaryo: Barry Fanaro, Alexander Payne
Müzik: Rupert Gregson Williams
Görüntü Yön.: Dean Semler
Web sitesi: chuckandlarry

(.) Konu
Chuck Levine ve Larry Valentine her zaman omuz omuza çalışan, son derece iyi niyetli iki itfaiyecidir. İkisi de itfaiye örgütünün gözbebeğidir ve birbirleri için yapmayacakları özveri yoktur. Dul olan Larry’nin tek isteği ailesine kol kanat germektir. Chuck ise “bekarlık sultanlıktır” düşüncesindedir ve bağımsız hayatın tadını çıkarıp gününü gün etmekten yanadır.

Larry, büyük bir yangında Chuck’ın hayatını kurtardığı için, Chuck kendisini ona karşı borçlu hissetmektedir. Hukuki bir engele takılıp kendi hayat sigortasına öz çocuklarını mirasçı yapamayan Larry, arkadaşının minnet duygusundan yararlanmaya karar verir. Chuck’ın yapacağı tek şey, resmi evraklarda Larry’nin domestik partneri (ABD’de birlikte yaşayan gay ve lezbiyenlerin yasal haklardan yararlanmak için yaptığı sözleşme) olduğunu öne sürmektir. Bu çok kolaydır. Nasılsa gerçeği ikisi dışında hiç kimse bilmeyecektir.

Ama ince eleyip sık dokuyan müşkülpesent bir bürokratın durumdan kuşkulanması üzerine iki arkadaşın yaptığı sözleşme kent çapında sorun haline gelir. Konu artık gizli olmaktan çıkarak gazete manşetlerine taşınmıştır. Yeni bir evli çift gibi davranmak zorunda kalan Chuck ile Larry, iki yetişkin erkeğin tek çatı altında yaşamasının getirdiği binbir çeşit zorluklarla mücadele vermek zorundadır.

Bürokrasiyi çift olduklarına inandırmak için çıktıkları zorunlu balayından kazasız belasız sağ çıkmayı başaran iyi niyetli “sahte çiftimiz”, bir dostluğu gerçek bir aile yapan en önemli değerin ihtiyaç duyduğu zamanda iki tarafın her türlü yardım ve dayanışmayı birbirinin emrine sunması olduğunu keşfederler...


Devamını Oku >>