MY-Sinema
Dram etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Dram etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

20 Ekim 2007 Cumartesi

Suburban Girl (Erkekleri Tavlama Sanatı)

Suburban Girl(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Komedi, Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 90 dakika
Yönetmen: Marc Klein
Oyuncular: Sarah Michelle Gellar, Alec Baldwin, Maggie Grace, James Naughton
Senaryo: Marc Klein
Müzik: Heitor Pereira
Görüntü Yön.: Steven Fierberg
IMDB Web sitesi: suburbangirl

(.) Film Hakkında
Marc Klein’ın ilk uzun metrajlı filmi olan romantik komedi türündeki “Erkekleri Tavlama Sanatı”nın başrollerini Sarah Michelle Gellar (Brett Eisenberg) ve Alec Baldwin (Archie Knox) paylaşıyor. Filmde ikiliye eşlik eden oyuncular Maggie Grace (Chloe), James Naughton (Robert Eisenberg), Vanessa Branch (Faye Faulkner) ve Chris Carmack (Jed Hanson).

“Erkekleri Tavlama Sanatı”, Melissa Bank’in esprili ve neşeli kısa hikayelerini topladığı “The Girls’ Guide to Hunting and Fishing” adlı New York Times’ın çok satan eserinden uyarlanmış. Yönetmen Marc Klein, kitabı seçmesindeki en önemli etkenin sadece basit bir romantik komedi olmaması ve içinde daha derin düşüncelere de yer vermesi olduğunu vurguluyor.

Klein, filmi yapmaya karar verdiği zamanki düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Bu hikayeyi seçmemin nedenlerinden biri de, kendimi baş kahraman Brett’e çok benzetmem. Kendine güvensiz ve korunmasız bir insan olarak dış dünyaya açılması ve kendini tanımak için çıktığı zorlu yolu hatalarından ders alarak başarıyla tamamlaması bu hikayeyi benim için çok anlamlı yaptı. Bu, yeni yetme bir kızın gerçek bir kadına dönüşmesinin hikayesi. İlk olarak kendini bir erkeğin varlığı ile ifade eden; fakat zamanla aslında tek başına da kendine yetebileceğini keşfeden bir kadın. Bu bakımdan hikayenin feminist bir tarafı da var.”

(.) Filmin Konusu
New York’taki bir yayınevinde çalışmak üzere New Jersey’deki sakin hayatından Manhattan’ın hareketli dünyasına giren yirmili yaşlarındaki Brett Eisenberg’in hikayesi...

Çekici, akıllı ve hırslı bir genç kadın olan Brett, hayatında ilk kez anne babasının yanından ayrılmış; kariyer hedefine ulaşabilmek amacıyla New York şehrine taşınmıştır. Teyzesi Hilda’nın, Manhattan’ın ‘Upper West Side’ bölgesindeki dairesini, uzun süredir beraber olduğu sevgilisi Jed ile paylaşmakta; boş vakitlerini moda tasarımcısı olan en yakın arkadaşı Chloe ile sanatsal etkinliklere katılarak geçirmektedir.

Bir gün bir imza gününde efsanevi yayın editörü olan, tüm kadınların kalbini fethetmiş Archie Knox ile tanışır. İç güdüleri, kendinden yaşça çok büyük olan bu adamdan uzak durmasını söylese de, Brett kendisini bu çekici adamın büyüsüne kaptırmaktan alıkoyamaz. Onun için Archie, kendisi için hayal ettiği hayatın ta kendisidir. O, bu adamın sadece çekiciliğinden değil, New York’un en başarılı simalarından olmasından da etkilenmiştir. Erkek arkadaşı Jed ile ilişkisini bitirir. Archie ile yaşayacağı ilişkinin onu gerçek bir kadın yapacağına inanır.

Ama kısa zamanda Brett’in mükemmel gözüken hayatı kötüye gitmeye başlar. Yayınevinin baş editörü işten ayrılır ve yerine güzeller güzeli, genç ve gösterişli İngiliz Faye Faulkner gelir. Bu arada hayatta herşeyini paylaşabildiği tek kişi olan babası da oldukça hastadır.

Tüm bu tatsızlıkların daha da kötüye gitmesinde Archie’nin de büyük payı vardır. Hayallerini süsleyen erkek aslında hiç de göründüğü gibi değildir. Brett’in olgun, kendine güvenli ve ayakları yere sağlam basan bir kadın olmasını sağlayacak olan da, içine sürüklendiği bu durumdan kurtulma çabası olur...


Devamını Oku >>

07 Ekim 2007 Pazar

Janjan

Janjan(.) Künye
Gösterim Tarihi: 12 Ekim 2007
Tür: Dram
Yapım Yılı: 2007 Türkiye, Almanya
Süre: 95 dakika
Yönetmen: Aydın Sayman
Oyuncular: Berk Hakman, Selen Seyven, Çetin Öner, Levent Yılmaz
Senaryo: Erdoğan Akduman
Müzik: Can Atilla
Görüntü Yön.: Eyüp Boz
Web sitesi: janjan

(.) Film Hakkında
“Güneşteki Leke” ve “Sır Çocukları” filmlerinin yönetmeni Aydın Sayman’ın son filmi “Janjan”ın başrollerini Berk Hakman (Janjan - Sadık), Selen Seyven (Güzel) ve Çetin Öner (Murtaza) paylaşıyor. Filmde üçlüye eşlik eden oyuncular Levent Yılmaz (Kerim), Aykut Oray (Mahmut), Aykut Kayacık (Ahmet), Özay Fecht (Fadime), Onur Dikmen (Zeynel), Necmettin Çobanoğlu (Abdullah), Ayten Uncuoğlu (Nurcan), Mirja Mahir (Ulrike) ve Sıla Şahin (Yasemin) olmuş. Senaryoyu Erdoğan Akduman yazmış. “Janjan”, Kütahya’nın Eskigediz Beldesi’nde bir buçuk aylık bir çalışma ile filme alınmış.

(.) Filmin Konusu
Janjan, yoksul ve mütevazi bir Anadolu kasabasında yaşayan genç ve zararsız bir delidir. Evinde barındığı Murtaza Efendi, ömrünün son demlerinde başlık parası olarak arazisini verip köyden genç bir kızı kendine eş alır. Genç kız adı gibi “güzel”dir. Kıza istediğini yapamayan Murtaza Efendi kasabada alay konusu olurken, kasabanın genç, bekar delikanlıları Güzel için yanıp tutuşurlar. Yetişkinlerse yaşlı adamı ayıplamaktadır.

Murtaza Efendi kızı sokağa çıkarmaz. Onu rahatlıkla görebilen tek kişi Janjan’dır. Janjan’la Güzel’in kader birliğinden doğan arkadaşlıkları, çok geçmeden aşka dönüşür ve kız hamile kalır. Bunun kasabada duyulmasıyla Güzel’in ve Janjan’ın yaşamları tümüyle değişecektir...


Devamını Oku >>

06 Ekim 2007 Cumartesi

Evening (Gün Batımı)

Evening(.) Künye
Gösterim Tarihi: 12 Ekim 2007
Tür: Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 117 dakika
Yönetmen: Lajos Koltai
Oyuncular: Claire Danes, Toni Collette, Patrick Wilson, Meryl Streep
Senaryo: Susan Minot, Michael Cunningham
Müzik: Jan A.P. Kaczmarek
Görüntü Yön.: Gyula Pados
IMDB Web sitesi: evening

(.) Film Hakkında
Susan Minot tarafından yazılmış bir romandan Minot and Pulitzer Ödülü sahibi yazar Michael Cunningham’ın (The Hours) beyaz perdeye uyarladığı “Gün Batımı”nın yönetmeni Lajos Koltai. Başrollerde Claire Danes (Genç Ann), Toni Collette (Nina), Patrick Wilson (Harris Arden), Meryl Streep (Lila Wittenborn), Glenn Close (Mrs. Wittenborn), Vanessa Redgrave (Ann Grant Lord) ve Natasha Richardson (Constance Lord) kamera karşısına geçmiş. Filmin müziklerini Jan A.P. Kaczmarek bestelemiş.

(.) Filmin Konusu
Ölüm döşeğindeki Ann Lord'un başında kızları Nina Ann ve Constance vardır. Şuuru bulanıklaşan yaşlı kadın, geçmişini hatırlamaktadır. Ann Lord, daha önce kızlarının adını hiç duymadığı bir adamın ismini sayıklamaktadır: Harris. Peki ama kimdir bu Harris? Ann'in yarım asır boyu sakladığı büyük bir sırrı ve kalbinde büyüttüğü gizli bir aşkı vardır…

Kızlar annelerinin bu adamla ne yaşadığını merak etmişlerdir. Constance ve Nina, annelerinin ve kendi yaşamlarının sırlarını anlamaya çalışırken, anneleri de zihninde elli sene önceki bir yaz hafta sonuna Ann Grant olduğu zamanlara döner.

...New York City’den okuldan en yakın arkadaşı Lila Wittenborn’un nikahında baş nedimesi olmak için gelen genç bir kadın… Gelin olacak kız sinirlidir ve kendi annesinden çok baş nedimesinden destek beklemektedir.

Ann, düğünün davetlileri arasındaki, Wittenborn ailesinin yakın arkadaşları Harris Arden ile tanıştığında beklenmedik duygular ortaya çıkar. Ann’in Harris’e olan aşkı, onun ve kızlarının yaşamını sonsuza dek değiştirecektir...


Devamını Oku >>

05 Ekim 2007 Cuma

The Brave One (İçindeki Yabancı)

The Brave One(.) Künye
Gösterim Tarihi: 05 Ekim 2007
Tür: Suç, Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD, Avustralya
Süre: 119 dakika
Yönetmen: Neil Jordan
Oyuncular: Jodie Foster, Terrence Howard, Nicky Katt, Naveen Andrews
Senaryo: Roderick Taylor, Bruce A. Taylor
Müzik: Dario Marianelli
Görüntü Yön.: Philippe Rousselot
Web sitesi: thebraveone

(.) Film Hakkında
İki Oscarlı aktris Jodie Foster ve iki kez Oscar adayı olan Terrence Howard’ın başrolleri paylaştığı “İçindeki Yabancı”nın yönetmeni Oscar ödüllü Neil Jordan. Filmde Erica’nın nişanlısı David’i Naveen Andrews, Mercer’ın ortağı Detektif Vitale’yi Nicky Katt, Erica’nın radyodaki patronu Carol’ı ise Oscar ödüllü Mary Steenburgen canlandırıyor. Filmin senaryosunu Roderick Taylor, Bruce A. Taylor ve Cynthia Mort birlikte yazmış.

Filmin yıldızı ve yönetici yapımcısı Jodie Foster, “Bence hepimizin asla aşılmaması gereken çizgiler ve asla nasıl bir insan olmayacağımız konularında fikirleri vardır” diyor ve ekliyor: “Ama yine de, belli şartlar altında nasıl birine dönüşeceğinizi bilmezsiniz. Entelektüel açıdan belli ahlak kuralları belirleseniz de, size meydan okuyan, sizi değiştiren bir duruma zorla sokulduğunuzda, neye dönüşeceğinizi bilemezsiniz”.

Yönetmen Neil Jordan da aynı görüşte olduğunu belirtiyor: “‘İçindeki Yabancı’ kolay olmayan ahlaki sorular soruyor. Bize bir yanlış yapıldığında, bir parçamız bunu hemen düzeltebilmek için ilkel bir şiddetle tepki vermeyi sanırım çok isterdi. Ama bunu yapmıyoruz; çünkü medeniyet bize böyle yapmamayı öğretiyor. Dolayısıyla, birinin ahlaki açıdan sorgulanabilir bir bölgeye girdiğini görmek bir yandan dehşet vericiyken, bir yandan da büyüleyici”.

(.) Filmin Konusu
New York sokakları Erica Bain için hem ev, hem de geçim kaynağıdır. Sunucusu olduğu “Street Walk” (Sokakta Yürümek) adlı programında, sevgili şehrinin ses ve hikayelerini radyo dinleyicileriyle paylaşır. Ancak Erica’nın bilip sevdiği her şey, korkunç bir gecede elinden alınır: Nişanlısı David ile birlikte uğradıkları hunharca saldırı, David’in ölümüne, onun da ölümün eşiğinden dönmesine neden olur.

Vücudundaki yaralar iyileşse de, derindeki yaralar kapanmaz. David’i kaybetmenin yarattığı hüsranın ötesinde, peşini asla bırakmayan dehşet verici bir korku hissi içindedir. Bir zamanlar gezmeyi çok sevdiği şehir sokakları artık yabancı ve tehditkardır onun için. Bu korkusu dayanılmaz hâle gelince, Erica kendisini ona karşı donanımlı kılacak bir şeyler yapmaya karar verir: Elindeki silah kendini soyut bir düşmana karşı korumanın somut bir yolu olur…ya da o böyle düşünür.

İlk kez birini vurduğunda, öl ya da öldür durumu söz konusudur. İkinci kere de bir nefsi müdafaadır… yoksa acaba kendini tehlikeden uzak tutmamayı mı seçmiştir? Bir zamanlar kanını donduran korku, yerini başka bir şeye bırakmakta; çalınan hayatını geri alma dürtüsüne dönüşmektedir.

Kanunu kendi eline almış, kimliği bilinmeyen birine ilişkin hikayeler şehirde hızla yayılmaya başlayınca, New York Polis Teşkilatı detektifi Sean Mercer katili yakalama konusunda gitgide daha kararlı olur. İpuçlarını birleştirmeye başlayınca kanıtlar eli silahlı bir adama değil, kin dolu bir kadına işaret eder.

Bir yanda kendisine her gün biraz daha yaklaşan Mercer, öte yanda kendisini yargılayan vicdanı yüzünden Erica’nın bir tür adalet, hatta belki intikam arayışının doğru seçim olup olmadığına, kendisinin aslında peşine düştüğü şeye dönüşüp dönüşmediğine karar vermesi gerekmektedir...


Devamını Oku >>

04 Ekim 2007 Perşembe

Captivity (Dehşet Odası)

Captivity(.) Künye
Gösterim Tarihi: 05 Ekim 2007
Tür: Suç, Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD, Rusya
Süre: 96 dakika
Yönetmen: Roland Joffé
Oyuncular: Elisha Cuthbert, Daniel Gillies, Pruitt Taylor Vince, Laz Alonso
Senaryo: Larry Cohen, Joseph Tura
Müzik: Marco Beltrami
Görüntü Yön.: Daniel Pearl
Web sitesi: captivity

(.) Film Hakkında
“Misyon” filmiyle Oscar’a aday olan Roland Joffe’ın yönettiği gerilim yüklü “Dehşet Odası”nın başrolünde “24” dizisinin seksi yıldızı Elisha Cuthbert var. Filmde Cuthbert’e Daniel Gillies, Pruitt Taylor Vince, Laz Alonso, Michael Harney ve Maggie Damon eşlik ediyor. Senaryosunu Larry Cohen ve Joseph Tura’nın yazdığı filmin müziklerini Marco Beltrami hazırlamış.

(.) Filmin Konusu
Ünlü manken Jennifer Tree, bir seri katil tarafında tuzağa düşürülerek kaçılır ve hiç tanımadığı bir taksi şoförüyle birlikte küçük bir odaya hapsedilir. Sadistçe işkencelere maruz kalan Jennifer ve şoförün hapsedildikleri mahzenden kaçmaya çalışırken verdikleri mücadele, onları duygusal olarak birbirlerine yaklaştıracaktır.

Ancak zaman geçtikçe olay daha da karmaşık bir hal alır. Acaba Jennifer’in kaçınılmaz sonu ölüm müdür?..


Devamını Oku >>

24 Eylül 2007 Pazartesi

Reservoir Dogs (Rezervuar Köpekleri)

(.) Künye
Tür: Suç, Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 1992 ABD
Süre: 99 dakika
Yönetmen: Quentin Tarantino
Oyuncular: Harvey Keitel, Tim Roth, Steve Buscemi, Chris Penn, Michael Madsen
Senaryo: Quentin Tarantino, Roger Avary
Görüntü Yön.: Andrzej Sekula
Web sitesi: reservoirdogs

(.) Film Hakkında
Amerikalı yönetmen Quentin Tarantino'nun, ilk filmi olan 1992 yapımı Reservoir Dogs gösterildiği yıllara göre değerlendirildiğinde hiç kuşkusuz sinemada yeni bir tarzın öncüsü olmuştur. Tarantino'nun senaryosunuda yazdığı film, bol kanlı şiddet sahneleri, neredeyse hiç bir şey ifade etmeyen diyalogları ve karmaşık anlatım tarzı ile yönetmenin bundan sonra çekeceği filmlerinde yol haritası olmuştur. Ünlü aktör Harvey Keitel, bu filmde hem oyuncu hem de yapımcı olarak yer alır. Rezervuar Köpekleri ABD'de 2.832.029$ hasılata ulaşmıştır.

(.) Filmin Konusu ve Yorum
Joe Cabot, büyük bir elmas mağazasını soymak için, oğlunun da dahil olduğu bir ekip hazırlar. Renkleri kod isim olarak kullanan ekibin adı, Rezervuar Köpekleri'dir. Soygunun planları yapılır. En ince detayları bile gözden geçirilmiştir. Ama soygun planlandığı gibi işlemez. Mağazaya gelindiğinde tuzağa düşerler. Ekibin içinde polis olduğunun farkına varırlar. Kim, kime silahını çekeceğini, kimden şüpheleneceğini bilemez durumdadır. Sığınılan depo içerisinde bir hesaplaşma başlamıştır...

Bir musibet bin nasihatten iyidir sözünü tam anlamıyla karşılarcasına, eğer psikopat sözcüğünü sözlükten öğrenemediyseniz mutlaka bu filmi seyretmelisiniz. Michael Madsen, öyle bir psikopat rolü oynuyorki, gerçek hayatta böyle biriyle karşılaşma olasılığı bile insanın kanını donduruyor. Kill Bill'de boynuna taktığı jiletli kolyeyi düşününce acaba filmlerin dışında da böyle bir özelliği var mı diye merak ediyorum.

Kötülerin iyisi rolündeki Harvey Keitel ve son zamanlarda adını oyuculuktan çok yönetmenliğiyle andıran Steve Buscemi'de gerçekten çok iyi bir performans sergilemişler.

Hollywood için yeni bir tarz olan ve Tarantino'nun vazgeçilmezi geyik muhabbetleri ise aslında bize çok uzak değil. Herhangi bir mahalle kahvesinde çok daha enteresan muhabbetlere rastlayabilmemiz çok büyük bir olasılık. Ama onlar bizim kadar geniş bir kültüre sahip olmadıkları için 90'ların başında bu özellik çok konuşulmuştu.

Tarantino'nun sonraki filmlerini daha iyi anlayabilmek için (özelliklede Pulp Fiction gibi kült olmuş bir filmi), mutlaka seyretmelisiniz. Çocuklarınızı TV'den mümkün olan en uzak yere göndermenizi tavisiye ederim.

İyi seyirler...

(.) Filmin Notu:
10/8.4


Devamını Oku >>

18 Eylül 2007 Salı

Interview (Görüşme)

Interview(.) Künye
Gösterim Tarihi: 28 Eylül 2007
Tür: Dram
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 84 dakika
Yönetmen: Steve Buscemi
Oyuncular: Steve Buscemi, Sienna Miller, Michael Buscemi, Tara Elders, Molly Griffith
Senaryo: Steve Buscemi, Theodor Holman
Müzik: -
Görüntü Yön.: Thomas Kist
Web sitesi: interview

(.) Film Hakkında
Fanatikler tarafından öldürülen Hollandalı yönetmen Theo van Gogh’un 2003 yapımı filminin yeniden çekimi olan Görüşme, 2007 Sundance Film Festivali ve İstanbul Film Festivali'nde de gösterilen Görüşme'de Steve Buscemi, bir gazeteciyi, Sienna Miller da küstah bir oyuncuyu canlandırıyor. "Birbirlerine açılıyorlar" diyor, aynı zamanda yönetmenliği de üstlenen Buscemi: "Sonra da bunu birbirlerine karşı kullanıyorlar, ilişki yaşayan çiftler gibi". Film, aslında bir dizi ilginç, sürükleyici, şaşırtıcı ve akla gelmez diyalogdan ibaret.

(.) Filmin Konusu
Politika konusunda uzman bir gazetecinin kariyerinde yaşadığı düşüşe tanıklık edeceğimiz filmde durumu kurtarmak isteyen gazeteci ilk iş olarak editörüne aşık olup işleri daha da çıkmaza sokar. Daha sonra hayatı siyasetçilerle geçmiş olan gazeteciye ülkenin en ünlü pembe dizi yıldızıyla röportaj yapıp kariyerini kurtarma şansı tanınır...


Devamını Oku >>

16 Eylül 2007 Pazar

Bordertown (Sınır Ötesi)

Bordertown(.) Künye
Gösterim Tarihi: 28 Eylül 2007
Tür: Dram, Suç, Gerilim
Yapım Yılı: 2006 ABD, İngiltere
Süre: 112 dakika
Yönetmen: Gregory Nava
Oyuncular: Jennifer Lopez, Antonio Banderas, Sonia Braga, Martin Sheen
Senaryo: Gregory Nava
Müzik: Graeme Revell
Görüntü Yön.: Reynaldo Villalobos
Web sitesi: -

(.) Film Hakkında
Amerika’yı etkileyen gerçek bir olaydan uyarlanan “Sınır Ötesi”, bir kadının adalet için verdiği hırslı mücadelenin öyküsü...

Gregory Nava’nın yönettiği “Sınır Ötesi”nin başrolünde Jennifer Lopez var. Senaryosunu da Nava’nın yazdığı filmde Lopez’e Martin Sheen, Antonio Banderas ve Sonia Braga eşlik ediyor. Filmin müziğini Graeme Revell hazırlamış.

(.) Konu ve Yorum
Lauren Frederick Chicago Herald’da çalışan hırslı bir gazetecidir. Editörünü etkilemek isteğiyle ona büyük bir hikaye sözü verir ve araştırma yapmak üzere Meksika sınırındaki Juarez’e gider.

Juarez korkuyla sarılı bir şehirdir. Bölgedeki yüzlerce kadın, vahşi bir şekilde tecavüze uğrayıp öldürülmüşlerdir. Yetkilerse bunu dikkate alıyormuş gibi görünmemektedirler...


Devamını Oku >>

15 Eylül 2007 Cumartesi

The Nativity Story (Meryem Ana: Hz. İsa'nın Doğuşu)

The Nativity Story(.) Künye
Gösterim Tarihi: 21 Eylül 2007
Tür: Dram, Aile
Yapım Yılı: 2006 ABD
Süre: 101 dakika
Yönetmen: Catherine Hardwicke
Oyuncular: Keisha Castle-Hughes, Oscar Isaac, Hiam Abbass, Shaun Toub
Senaryo: Mike Rich
Müzik: Mychael Danna
Görüntü Yön.: Elliot Davis
Web sitesi: thenativitystory

(.) Film Hakkında
“Meryem Ana: Hz. İsa’nın Doğuşu”, aşk, ihanet, hırs ve öfkenin çatıştığı, karanlıkların aydınlığa kavuşması için verilen büyük mücadeleyi konu alan, ibret verici bir öykü…

Catherine Hardwicke’in yönettiği filmde Keisha Castle-Hughes (Meryem), Oscar Isaac (Yusuf), Hiam Abbass (Anna), Shaun Toub (Joaquim), Ciarán Hinds (Herod), Shohreh Aghdashloo (Elizabeth) rol alıyor. Senaryosunu Mike Rich’in yazdığı filmin görüntü yönetmeni Elliot Davis. Müziklerse Mychael Danna’ya ait.

(.) Konu ve Yorum
Bir aile: Meryem ve Yusuf. Bir çocuk: Tanrı tarafından müjdelenen, Tanrı’dan gelen Hz. İsa. İnsanlık tarihini değiştirecek bir yolculuk. Karanlık bir dönemin parlayan umut ışığı. İnsanlığa ışık tutan, umut veren ve yeni bir dönemin açılmasının habercisi bir doğum...


Devamını Oku >>

Knocked Up (Kaza Kurşunu)

Knocked Up(.) Künye
Gösterim Tarihi: 21 Eylül 2007
Tür: Komedi, Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2006 ABD
Süre: 129 dakika
Yönetmen: Judd Apatow
Oyuncular: Seth Rogen, Katherine Heigl, Paul Rudd, Leslie Mann
Senaryo: Judd Apatow
Müzik: Joe Henry
Görüntü Yön.: Eric Alan Edwards
Web sitesi: knockedup

(.) Film Hakkında
“40 Yıllık Bekar”ın yönetmeni Judd Apatow’un yazıp yönettiği, beklenmedik sonuçlar doğuran tek gecelik ilişkiler üzerine bir komedi filmi olan “Kaza Kurşunu”nun başrollerinde Seth Rogen (Ben Stone), Katherine Heigl (Allison Scott), Paul Rudd (Pete), Leslie Mann (Debbie), Jay Baruchel, Jonah Hill, Jason Segel ve Martin Starr kamera karşısına geçmiş.

(.) Konu ve Yorum
Allison Scott hayatını dolu dolu yaşayan 24 yaşında bir magazin gazetecisidir. Aşırı alkollü olduğu bir gece, Ben Stone adlı sorumsuz ruhlu bir gençle yaşadığı bir gecelik ilişkiden hamile kalınca hayatı raydan çıkar. Bebeğini tek başına büyütmek ve babasını daha iyi tanımak arasında kalan Allison, aptalca gibi gözükse de genç adama bir şans vermeye karar verir.

Hayatını belli bir düzene oturtma arzusu taşımayan çocuk ruhlu Ben, çocuğunun annesiyle beraber olmak istiyorsa büyük bir karar almak zorunda olduğunu fark eder. Ya yoluna aynen devam edecek, ya da aile resminin içinde yer alacaktır. Bir gecelik ilişkiden sonra “Sen yoluna ben yoluma” diyerek terk ettiği biriyle evlilik yoluna girmek de zor iştir. Birbirlerini daha yakından tanıdıkça, hiç de ruh ikizi olmadıkları, hatta ayrı dünyaların insanları oldukları gerçeği acı verici şekilde ortaya çıkar.

Çevrelerinde örnek alabilecekleri tek çift, Allison’un dominant ruhlu kız kardeşi Debbie ile kılıbık eniştesi Pete’dir. Bu durum, herşeyi daha da karmaşıklaştırır. Bebeği beraber büyütmeyi başarabilecekler midir? Ömür boyu mutlu hayat ortaklığının sırrı nedir? İki kadeh içki eşliğinde tek gecelik ilişki yaşanıp bitmiştir, ama kafa karıştırıcı bir sürü karmaşık sorunun yanıtlarını bulmak dokuz aylık süreyi alacaktır...


Devamını Oku >>

14 Eylül 2007 Cuma

I Know Who Killed Me (Beni Öldüreni Tanıyorum)

I Know Who Killed Me(.) Künye
Gösterim Tarihi: 21 Eylül 2007
Tür: Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 105 dakika
Yönetmen: Chris Sivertson
Oyuncular: Lindsay Lohan, Julia Ormond, Neal McDonough, Brian Geraghty
Senaryo: Jeff Hammond
Müzik: Joel McNeely
Görüntü Yön.: John R. Leonetti
Web sitesi: ??????

(.) Film Hakkında
Merkezindeki sürükleyici bulmacayla kimlik, aile ve takıntının karanlık yönlerini irdeleyen psikolojik gerilim filmi “Katilimi Tanıyorum”un yönetmeni Chris Sivertson. Senaryosunu Jeffrey Hammond’ın yazdığı filmin başrollerini Lindsay Lohan (Aubrey), Julia Ormond (Susan), Neal McDonough (Daniel) ve Brian Geraghty (Jerrod Pointer) paylaşıyor. Filmin müziği Joel McNeely’nin imzasını taşıyor.

İlk filmi “The Lost”ta karizmatik bir sosyopatın dürüst tasviriyle film festivalleri çevresinde hem tartışma yaratmış hem de beğeni toplamış yönetmen Sivertson, ilk filminde de olduğu üzere, insan doğasının daha karanlık yönünü irdeleyen malzemelere ilgi duyduğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Gerilim filmleri çoğunlukla iki boyutlu karakterlerle dolu. Bu film ise karakterlerin hikayeyi gerçekten sürüklediği ender senaryolardan birine sahip; ki bu benim senaryo okurken aradığım en önemli özellik. Bu senaryonun yarısına bile gelmeden, yakınlık hissettiğim Aubrey karakteri birden bire Dakota olduğunu söylüyor. Dakota ise bugüne dek bir senaryoda gördüğüm en büyüleyici karakterlerden birine dönüşüyor”.

Başroldeki Lohan’a göre de “Katilimi Tanıyorum” muhteşem bir gerilim filmi. “Bence bu film yeni neslin ‘Kuzuların Sessizliği’ olacak” diyen aktris, şöyle devam ediyor: “Benim yaşımdaki insanlar gerçekten sağlam bir psikolojik gerilim filmiyle sık sık karşılaşmıyorlar. Bu film benim için öyle. İzleyiciyi sürekli meraklandıracak ve koltuklarına yapıştıracak. Böyle bir filmin parçası olmak harika çünkü bu türü gerçekten seviyorum”.

(.) Konu ve Yorum
New Salem’in küçük sakin bir kasabası, genç kadınları kaçırıp öldürmeden önce onlara haftalarca işkence eden hunhar bir seri katille dehşete boğulur. Yetenekli bir piyanist ve hevesli bir yazar adayı olan Aubrey Fleming, arkadaşlarıyla dışarıda geçirdiği bir akşam, ardında hiç iz bırakmadan kaybolunca katilin son kurbanı olduğu düşünülür. Katilin izini sürmek için toplanan FBI Özel Görevler Birimi, zaman geçtikçe genç kızı bulma ümitlerini yitirmeye başlarlar.

Fakat bir gece, bir sürücü ıssız bir yolun kenarında, üstü başı perişan halde ve ciddi biçimde yaralanmış genç kızın yardım istediğini görür. Kız hemen hastaneye kaldırılır. Aubrey’nin annesi Susan ve babası Daniel ara ara kendine gelen kızlarının başında beklerler. Nihayet konuşacak duruma geldiğinde, Aubrey Fleming diye birini tanımadığını, kendisinin talihsizlikler yaşayan Dakota Moss isimli bir striptizci olduğunu iddia ederek herkesi şoke eder.

Aubrey’nin travma sonrası stresi yaşadığına inanan doktorların, anne babasının ve yasal yetkililerin elinden, genç kızın hafızasını geri kazanması için dinlenmesini ve terapi görmesini beklemekten başka şey gelmez. Ama genç kız eve döndükten sonra da onların sandığı kişi olmadığında diretir; oysa seri katilin önceki kurbanlarındakilerle aynı türde yaraları vardır. FBI ajanları Aubrey’nin bilgisayarında alt kimliği Dakota olan bir kızın hikayesini bulduklarında daha da meraklanırlar.

Dakota, Aubrey’nin tek yumurta ikizi olduğundan şüphelenmeye başlayınca, Susan ona hamileliğinde çekilen ve rahminde tek bir çocuk olduğunu açıkça gösteren ultrason kayıtlarını izletir. Kafası karışan ve dehşete düşen Dakota, yakaladığı kişiye ağır ağır işkence eden, tehditkar bir siluetle ilgili hayaller görmeye başlar. Hem kendisi hem de Aubrey için zamanın dolmakta olduğuna ikna olan Dakota, Daniel’la birlikte şoke edici bir gerçekle yüzleşir ve ikisi birlikte telaş içinde katilin peşine düşerler...


Devamını Oku >>

13 Eylül 2007 Perşembe

Hotel Rwanda (Hotel Ruanda)

Hotel Rwanda(.) Künye
Tür: Dram, Gerilim, Tarihi, Savaş
Yapım Yılı: 2004 ABD, İngilterei İtalya, Güney Afrika
Süre: 121 dakika
Yönetmen: Terry George
Oyuncular: Don Cheadle, Sophie Okonedo, Ahmed Panchbaya, Nick Nolte, Jean Reno
Senaryo: Keir Pearson, Terry George
Müzik: Rupert Gregson-Williams, Andrea Guerra
Görüntü Yön.: Robert Fraisse
Web sitesi: hotelrwanda

(.) Film Hakkında
Ruanda'da 1994 yılında yaklaşık yüz gün içinde 800.000 Tutsi ve ılımlı Hutu, aşırı uç Hutular (Interahamwe) tarafından öldürülmüştür. Katliam, Tutsi destekli isyancı Ruanda Vatansever Cephesi lideri Paul Kegame'ye bağlı güçlerce, Hutu ağırlıklı hükümetin düşürülmesi ile son bulmuştur. Ardından yönetimden güç alan Tutsilerin öç bahanesiyle saldırması sonucu yüzbinlerce Hutu, komşu ülke Zaire'ye (Kongo Cumhuriyetine) sığınmıştır.

Yaşanan katliamın ardından, sorumluların tespit edilmesi ve yargılanması için çalışmalar yapılmıştır. Ancak sorumluların sayısının fazlalığı ve yaşanan olayların yıkıcılığı yüzünden, yargılamada bazı sorunlar yaşanmıştır. Katliam sırasında neredeyse tümüyle yok olan devlet kurumlarının olmaması sebebiyle, katliam sanıklarının büyük kısmı kendi köylerinde yaşamaya devam etmiştir. Katliamın acısının halk üzerinde yarattığı etkinin dindirilmesi amacıyla, halkın kendi kuracağı mahkemelerde alacağı kararların adli olarak tanınacağının bildirilmesi üzerine "halk mahkemeleri" (gacaca ) 3'ten fazla insan öldürenleri yargılamış ve halk kendi cezasını kendisi vermiştir. Daha büyük suçlular için Birleşmiş Milletler gözetiminde Arusha Tanzanya'da bir uluslararası suç mahkemesi kurularak yargılamalar sürdürülmüştür.

Yönetmenliğini Terry George'un yaptığı Hotel Rwanda, işte bu korkunç günlerde yaşanan gerçek olayları anlatmaktadır. Ayrıca filmde, Ruanda Katliamı'na dair birçok bilgide sunulmaktadır. Olaya uluslararası tepkinin çok düşük düzeyde kalması ve BM ile Batılı güçlerin katliam karşısındaki tavırları ciddi şekilde eleştirilir.

(.) Konu ve Yorum
Filmin konusu kısaca şöyle: Aralarında büyük gerginlik bulunan iki etnik grup olan Hutu ve Tutsi'ler arasındaki barış görüşmeleri Hutu liderinin uçağının düşürülmesi ile son bulur.

Bunu fırsat bilen Hutu grubu, "hamamböcekleri" şeklinde adlandırdıkları Tutsileri sistematik şekilde öldürmeye başlarlar. Bölgedeki çok az sayıdaki Birleşmiş Milletler askeri olaylara müdahale etmekte yetersiz kalmaktadır.

Daha da kötüsü, olaylara karışmak istemeyen Amerika, İngiltere ve Fransa gibi büyük ülkelerin baskısı ile Birleşmiş Milletler askeri bölgeden çekilir. Böylece bütün dünyanın kılını kıpırdatmadan 100 gün boyunca izleyeceği ve yaklaşık 1 milyon kişinin öldürüleceği 20. yüzyılın en büyük soykırımlarından biri başlar.

Bu arada Kigali şehrindeki beş yıldızlı otelin yöneticisi olan Paul Rusesabagina, kendisi de bir Hutu olmasına rağmen, Tutsileri otelinde saklayarak kurtarmaya çalışmakta ve kendisinin ve ailesinin hayatını büyük riske atmaktadır.

Bu nasıl bir vahşettir? Sanırım canlılar içinde insandan başka hiçbir canlı bir diğerine bunu yapamaz. Ben bu filmi seyrederken gerçekten insanlığımdan utandım. Irak'a demokrasi getirenlerin! Ruanda'da neler yapamadıklarını çok güzel özetlemiş film.

Filmde içimi en çok acıtan sahne, soykırımı görmezden gelen uluslararası ekonomik güçlerin insanlar için değil ama kendi mülkiyetleri için Devlet Başkanlarına kadar ulaşıp olaya anında müdahale edebilmeleri. Hem gücün etkisine hem insanlığın bitişine şahit oluyorsunuz.

Bir de küçük bir önerim olacak: Tüm gelişmiş ülkelerin liderlerine, en baştada Bush'a her sabah yataktan kalktıklarında önce bu filmi seyrettirsinler. İşlerine bundan sonra başlasınlar. Ben eminimki dünya daha yaşanılabilir bir dünya olacaktır.

Sözü çok uzattım. Bu filmi mutlaka ama mutlaka seyredin. Adı film ama içeriği bir filmden çok öte...

(.) Filmin Notu:
10/8.8


Devamını Oku >>

10 Eylül 2007 Pazartesi

Winter Solstice (En Uzun Gece)

Winter Solstice(.) Künye
Gösterim Tarihi: 14 Eylül 2007
Tür: Dram
Yapım Yılı: 2004 ABD
Süre: 90 dakika
Yönetmen: Josh Sternfeld
Oyuncular: Anthony LaPaglia, Allison Janney, Aaron Stanford, Mark Webber
Senaryo: Josh Sternfeld
Müzik: John Leventhal
Görüntü Yön.: Harlan Bosmajian
Web sitesi: wintersolstice

(.) Film Hakkında
Aralık ayında her gündönümünde, senenin en karanlık havası içine farklı bir sıcaklık ve ışık yayılır. Senarist, yönetmen Josh Sternfeld’in ilk filmi “En Uzun Gece”de izleyicileri içine sürüklediği duygu da böyle birşey... 2001 yılında Sundance Institute Screenwriter’s Lab tarafından yüzlerce senaryo arasından çekilmeye değer görülen 12 senaryodan biri olarak seçilen “En Uzun Gece”nin başrollerinde Anthony LaPaglia (Jim Winters), Allison Janey (Molly Ripkin), Aaron Stanford (Gabe) ve Mark Webber (Pete) var.

Filmi değerlendiren Anthony LaPaglia “Josh’un senaryosu ince bir zekaya sahip, özellikle de diyaloglar anlamında. Benim oynadığım karakter, filmdeki diğer karakterler gibi oldukça sessiz, ancak sessizliği içinde pek çok incelik barındıran karakterlerden.” derken; Allison Janney “Ben filmde Anthony ile yakınlaşan Molly rolündeyim. İkisi de çok seyrek konuşan insanlar olduğu için aralarında konuşulan her kelimenin, yapılan her hareketin ilişkileri üzerinde büyük bir anlamı var. Molly ve Jim, birer yetişkin olmalarına rağmen ikili ilişkilerde aslında oldukça başarısızlar ve tam olarak nasıl davranmaları gerektiğini bilemiyorlar. Aslında bu filmi bu kadar açık yürekli yapan da bu, tanıştığımız her yeni insanla ilişkideki kuralları yeniden öğrenmemiz gerektiği gerçeğini vurguluyor.” diye ekliyor.

(.) Filmin Konusu
Yetenekli bahçıvan Jim Winters, karısının ölümünün ardından sessiz sakin bir hayatı tercih etse de, ailesi bu sessiz sakin yaşamdan oldukça uzaktır. Büyük oğlu Gabe, kız arkadaşıyla bir gelecek kurmaktansa Florida’ya kaçmayı planlamaktadır. Küçük oğlu Pete ise öfke ve hayal kırıklıklarıyla dolu iç dünyasına kapanmıştır.

Jim, oğullarının yapmak üzere oldukları yanlış seçimleri acı içinde izlemektedir. Ama yeni komşusu Molly ile tanıştıktan sonra, hem kendi hayatı, hem de ailesinin hayatına farklı bir gözle bakmaya başlayacaktır...


Devamını Oku >>

Goya's Ghosts (Goya'nın Hayaletleri)

Goya's Ghosts(.) Künye
Gösterim Tarihi: 14 Eylül 2007
Tür: Dram
Yapım Yılı: 2006 ABD, İspanya
Süre: 113 dakika
Yönetmen: Milos Forman
Oyuncular: Javier Bardem, Natalie Portman, Stellan Skarsgård, Randy Quaid
Senaryo: Milos Forman, Jean-Claude Carrière
Müzik: Varhan Orchestrovich Bauer, José Nieto
Görüntü Yön.: Javier Aguirresarobe
Web sitesi: goyasghosts

(.) Film Hakkında
“Guguk Kuşu” ve “Amadeus” filmleriyle Oscar kazanmış olan Milos Forman’ın yönettiği “Goya’nın Hayaletleri”nin başrollerini Stellan Skarsgrad (François Goya), Natalie Portman (Ines) ve Javier Bardem (Lorenzo) paylaşıyor. Filmde başrol oyuncularına yan rollerde Randy Quaid, Blancaa Portillo ve Michael Lonsdale eşlik ediyor. Senaryosunu Milos Forman ve Jean-Claude Carriere’in birlikte yazdığı, 1792 İspanya’sında başlayan film, büyük İspanyol ressam Francisco Goya’nın gözünden, politik sarsıntılar ve tarihsel değişimlerle dolu dönemin kargaşasına yakalanmış bir grup insanın öyküsünü anlatıyor.

İspanyol Engizisyonu’nun son yıllarında başlayan filmin konusu, Napolyon ordularının İspanya’yı işgali yıllarında devam ederek Fransız ordularının yenilgisi ve Wellington’un güçlü işgal orduları tarafından İspanyol monarşisinin restorasyonuna kadar uzanıyor. Senaryo yazarı Jean-Claude Carriere’in filmle ilgili sözleri şöyle: “Bu tek başına Goya’yı konu alan bir film değil, Goya’nın yaşadığı dönem İspanya’sını anlatan bir film. Goya bu öyküye doğal olarak dahil olacaktı. Çünkü Goya’nın yaşadığı yıllar aynı zamanda İspanya’nın en çalkantılı dönemi oluşturuyordu. Fransız Devrimi sonrası, tüm dünyayı etkileyen ilginç ve önemli bir zaman kesitidir. Özellikle de Avrupa tarihinin belki de en önemli periyotlarından birisidir. Fransa o dönemde Avrupa’nın merkezi kabul ediliyordu. Bu yüzden orada olup bitenlerin sonuçlarını ve de Napolyon’un işgalinden sonra İspanya’yı nasıl etkilediğini görmek ilginç olacaktı.”

Milos Forman bu dönemi biraz kendi yaşantısına benzettiğini söylüyor. “O çok özel dönemin bana en çekici gelen yanları, çok sayıda paradoksu barındırıyor olması ve çok fazla değişiklik yaşanmasıydı. Bir bakıma da benim hayatımdaki değişimleri yansıtıyordu. Bildiğiniz gibi ben de önce demokratik bir toplumda yaşadım, sonra Nazi işgalini, daha sonra komünist yönetimi, ardından yeniden demokrasiyi gördüm. Tekrar komünistler geldi, ardından bir kez daha demokrasiye kavuştuk.”

(.) Filmin Konusu
1792, İspanya... Katolik Kilisesi gücünün ve iktidarının zirvesindedir. Fransa’da devrimin yol açtığı kargaşa devam ederken, İspanyol Kilisesi ülkedeki düzeni koruyabilmek için eski Engizisyon sistemini geri getirir. Buna öncülük edenlerin başında, her ne pahasına olursa olsun iktidar isteyen kurnaz rahip Lorenzo vardır.

Lorenzo’nun en yakın arkadaşı, kralların ve kraliçelerin portrelerini çizen ünlü İspanyol ressam Francisco Goya’dır. Goya, güzel ilham perisi Ines’in suçsuz yere hapse atılması ve Engizisyonda işkence görmesi üzerine, rahip Lorenzo’ya gidip zavallı kızın hayatını bağışlaması için yalvarır. Ama Lorenzo güç peşindedir ve Engizisyon’un arkasındaki asıl güçlerin başıdır. Ines zindana atılır, işkence görür ve ölüme terk edilir.

Aradan 20 yıla yakın bir süre geçer. Goya, yaratıcılığının doruğundadır ama artık sağırdır, akıl sağlığı da yerinde değildir. İspanyol Kilisesi’nce aforoz edildikten sonra Fransa’ya kaçan Lorenzo, bu kez Napolyon rejiminin başsavcısı olarak ülkeye dönmüştür ve kendisini İspanya dışına çıkmak zorunda bırakan herkesten intikam almak niyetindedir.

Fransızların Engizisyon mahkemelerini yürürlükten kaldırması üzerine tüm mahkumlar serbest bırakılır. Hapisten çıkanlar arasında Goya’nın güzel ilham perisi Ines de vardır. Evine döndüğünde ailesinin katledilmiş olduğunu gören Ines’in eski dünyasından geriye kalan tek kişi yaşlı deli Goya’dır.

Goya, Ines ve Lorenzo tekrar bir araya gelir ve yıllarca saklanan sırlar ortaya çıkar...


Devamını Oku >>

08 Eylül 2007 Cumartesi

The Hunting Party (Av Partisi)

The Hunting Party(.) Künye
Gösterim Tarihi: 14 Eylül 2007
Tür: Aksiyon, Macera, Komedi, Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD, Bosna-Hersek
Süre: ??? dakika
Yönetmen: Richard Shepard
Oyuncular: Richard Gere, Terrence Howard, Diane Kruger, Joy Bryant
Senaryo: Richard Shepard
Müzik: Rolfe Kent
Görüntü Yön.: David Tattersall
Web sitesi: thehuntingparty

(.) Film Hakkında
Scott Anderson’un Esquire dergisinde yayımlanan “Yaz Tatilimde Ne Yaptım?” adlı yazısından uyarlanan “Av Partisi”nin yönetmenliğini Richard Shepard üstlenmiş. Sözkonusu makalede, Bosna’daki etnik temizliğin mimarı kabul edilen Radovan Karadzic’i ele geçirmek için girişimlerde bulunan Sebastian Junger ve John Falk adlı iki gazetecinin öyküsü anlatılıyordu. Senaryosunu da Shepard’ın yazdığı, Bosna’da geçen, kara mizah – gerilim türündeki filmin başrollerini Richard Gere (Simon Hunt), Terrence Howard (Duck), Jesse Eisenberg (Benjamin), Diane Kruger ve Joy Bryant paylaşıyor.

Yönetmen Shepard, “Av Partisi”ni şu sözlerle özetliyor: “İnsanlar üzerine film senaryoları yazarım. ‘The Hunting Party’, kefaret ve kurtuluş gibi kavramlar üzerine bir film. Richard Gere, filmde kariyeri savaş sırasında darmadağın olduğu için o günden beri duygusal ve profesyonel boyutta acılar çeken bir karakteri canlandırıyor. Savaş suçlusunun saklandığı ülkeye bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk, aynı zamanda onun için kefareti ödeme / kurtuluş yolculuğudur. Terrence’in oynadığı karakter ise tam ters yönde hareket ediyor. Onun öyküsü, aslında kendi kimliğini yeniden bulmak. Jesse’nin oynadığı karaktere gelince, o herşeyi çok iyi bildiğini zanneden, ama aslında hiçbir şey bilmeyen genç bir gazetecidir. Filmin akışı içinde olgunlaşarak gerçek bir insan olur. Filmin arka planında savaş sonrası Bosna olsa da, film bu üç insan üzerine. Onların çıktığı yolculuk ve yaşadıkları deneyimler anlatılıyor.”

(.) Konu ve Yorum
Savaş muhabiri Simon Hunt ve kameraman Duck, Bosna’dan Irak’a, Somali’den El Salvador’a kadar dünyanın en tehlikeli savaş bölgelerinde görev almışlardır. Mermilerden sakınmaya çabalarken en doğru haberlere imza atmış, çok sayıda gazetecilik ödülü kazanmışlardır. Bir Bosna köyünde görev yaptıkları o müthiş günde herşey bir anda değişir. Ulusal televizyondaki bir canlı yayın sırasında Simon’ın çöküşü başlar. Simon’ın kariyeri sona ererken Duck’ın yükselişi devam eder ve ikilinin yolları ayrılır.

Beş yıl sonra savaşın bitiminin beşinci yıldönümü kutlamalarına katılmak üzere Duck yeniden Saraybosna’ya döner. Yanında çaylak gazeteci Benjamin de vardır. Simon adeta geçmişten gelen bir hayalet gibi çok özel bir fikirle boy gösterir. Asıl amacı hayatının en büyük haberini yakalamak, bölgenin en çok aranan “Tilki” lakaplı bir numaralı savaş suçlusunun yerini bulup haber yapmaktır.

Yüzeysel bilgilerle donanmış olan Simon, Duck ve Benjamin, kimseden izin ve yetki almadan kendilerini derin düşmanlık dolu bölgelere götürecek karanlık ve tehlikeli bir misyona odaklanırlar. Ancak yanlışlıkla CIA timi zannedilmeleri ve hedeflerinin onları takibe alması üzerine kendilerini çok ciddi tehlike altında bulurlar. Av ve avcı değişmiştir artık. Karşılarında hayatlarının en büyük hedefi vardır ama acaba haberi yapacak kadar yaşayabilecekler midir?


Devamını Oku >>

07 Eylül 2007 Cuma

Becoming Jane (Aşkın Kitabı)

Becoming Jane(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Biyografi, Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2007 İngiltere, ABD, İrlanda
Süre: 120 dakika
Yönetmen: Julian Jarrold
Oyuncular: Anne Hathaway, James McAvoy, Julie Walters, James Cromwell
Senaryo: Kevin Hood, Sarah Williams
Müzik: Adrian Johnston
Görüntü Yön.: Eigil Bryld
Web sitesi: becomingjane

(.) Film Hakkında
“Becoming Jane”de edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor. Senaryosunu Kevin Hood ve Sarah Williams’ın yazdığı filmi Julian Jarrold yönetmiş. Başrollerde Anne Hathaway (Jane Austen), James McAvoy (Tom Lefroy), Julie Walters (Mrs. Austen), James Cromwell (Rev Austen), Maggie Smith (Lady Gresham), Joe Anderson (Henry Austen), Lucy Cohu (Eliza De Feuillide), Laurence Fox (Mr. Wisley), Ian Richardson (Judge Langlois) ve Leo Bill (John Warren) var.

2003 yılında, biyografist Jon Spence, edebiyat dünyasını ve Jane Austen hayranlarını, yazarın gerçekten de romantik bir ilişki yaşadığı iddialarıyla sarsmıştı. Bu az bilinen bir iddiaydı, daha önce yazılmış çeşitli kaynaklarda bu ilişkiye atıfta bulunulmasına rağmen, John Spence araştırmalarını yazdığı biyografi ‘Jane Austen Olmak’ta daha ileriye götürüyordu. Yazdığı kitap, Jane Austen ve Tom Lefroy’un 1795’te, Noel tatili için Hampshire’da buluşmalarından sonra bir daha görüşmedikleri iddiasını çürüttü. Aynı zamanda da daha önceki biyografi yazarlarının iddia ettiği gibi ‘kısa süreli ve basit’ bir ilişki olmadığını da ortaya koydu.

Bu romantik ilişkiden etkilenen yazar Sarah Williams, Ecosse Films’den Douglas Rae ve Robert Bernstein ile görüştü. Jane Austen’in 20 yaşındayken Tom Lefroy adındaki İrlandalı bir gençle tanıştığını okumuştu. Bu buluşma sonraki iki yüz yıl boyunca işlenecek romantik bir edebi temaya ilham kaynağı oldu. Ecosse Films projeyle hemen ilgilendi. “Bu Jane Austen’in hayatında az bilinen, ama çarpıcı bir ilişkiydi,” diyor Robert Bernstein. “Bu ilişki tüm hayatını değiştirdi. Jane Austen, sert dış görünüşünün altında ateşli bir yapıya sahipti ve bu da gelmiş geçmiş en büyük kadın yazarlardan biri olmasını sağladı.”

Yönetmen Jarrold, “Becoming Jane”e başlamadan “Aşk ve Gurur”, “Sağduyu” ve “Duyarlılık” ve “İkna” romanlarını tekrar okudu. “Jane Austen Olmak” dahil, bir çok biyografiyi tekrar inceledi Ama asıl çıkış noktası, Kevin Hood’un senaryosu oldu.

“Konuyu iyi bilen biri tarafından yazıldığı belli olan bir senaryoydu. Bir aşk hikayesi olmasına rağmen, içerdiği yaratıcı ve dahice noktalardan çok etkilenmiştim. Jane’in Tom Lefroy ile olan ilişkisi çok şaşırtıcıydı. Büyük bir yazar haline gelmesinde etkili bir faktör olduğu belliydi. Senaryo hoşuma gitti. Çünkü Jane’i hem hayat dolu bir genç kadın, hem de sanatının sorumluluğundaki bir yazar olarak tasvir ediyordu. Normalde Austen hakkındaki bir filmde göremeyeceğimiz sahneler içeriyor. Boks sahneleri, kriket sahneleri, semt pazarı gibi görüntüler içeriyor.”

“Becoming Jane”, Jane Austen’in kendisinin olduğu bir aşk hikayesi. Ünlü yazarı, evinde kendi halinde bir yaşam süren yaşlı ve bekar bir kız yerine, ailesi ve arkadaş çevresiyle tasvir edilen genç bir bayan olarak sunuyor. Jane Austen’i, tıpkı romanlarındaki gibi bir atmosfere koyuyor. Jarrold bu konuda da şöyle diyor: “Umarım romanlarındaki kadın kahramanları ve kendi hayatındaki mutsuzlukların oluşturduğu tezat izleyicinin dikkatini çeker. Jane’i sosyal çevresi ve duyguları olan bir insan olarak algılamalarını umuyoruz, yazıyla yaşamını sürdüren bir kız kurusu olarak değil.”

(.) Filmin Konusu
Genç yazar Jane Austen’in, İrlandalı Tom Lefroy ile yaşadığı ve romanları için en büyük ilham kaynağı olduğu kabul edilen aşkın hikayesi...

Jane Austen aşka inanmaktadır. Anne ve babası ise, 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, onun para karşılığı bir evlilik yapmasını isterler. 20 yaşındaki Jane, büyüleyici genç İrlandalı Tom Lefroy ile tanıştığında, Lefroy’un zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır.

Jane, Lady Gresham’ın yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek midir?..


Devamını Oku >>

No Reservations (Aşk Tarifi)

No Reservations(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Komedi, Romantik, Dram
Yapım Yılı: 2007 ABD, Avustralya
Süre: 103 dakika
Yönetmen: Scott Hicks
Oyuncular: Catherine Zeta-Jones, Aaron Eckhart, Abigail Breslin, Patricia Clarkson
Senaryo: Carol Fuchs
Müzik: Philip Glass
Görüntü Yön.: Stuart Dryburgh
Web sitesi: noreservations

(.) Film Hakkında
“Shine”la Oscar’a aday olan Scott Hicks’in yönettiği romantik komedi filmi “Aşk Tarifi”nin başrollerinde Oscar ödüllü Catherine Zeta-Jones (Kate), Altın Küre adayı Aaron Eckhart (Nick), SAG ödüllü Oscar adayı Abigail Breslin (Zoe) ve Oscar adayı Patricia Clarkson (Paula) var. Senaryosunu Carol Fuchs’un yazdığı filmin görüntü yönetimini Stuart Dryburgh gerçekleştirmiş. Müziklerse Philip Glass imzası taşıyor.

Yiyecek ve yiyecekle ilgili her şey, hazırlığı ve sunumu, aroması, dokusu, görünüşü ve lezzeti yadsınamaz bir romantizm ve hayatı güzelleştiren unsurlar taşır. Yönetmen Hicks, bunları hikayede birbirine harmanlıyor. Bu niyet, daha senaryo aşamasında ortaya çıkmış. Senarist Carol Fuchs bu konuda, “Yiyecek öğesi hem gerçek hem de mecazi anlama sahip. Sadece ne yediğimiz değil, kendimizi duygusal olarak nasıl beslediğimiz de önemli” diyor.

“Yemeğin filmde kendine özgü bir gücü ve simgesel anlamı var” diyen yönetmense sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tüm iletişim ve çekim yemekle başlıyor. Kate ile Nick arasındaki bağ mutfak sevgileriyle ortaya çıkıyor ve Zoe’yi kabuğundan çıkarmakta da rol oynuyor. Zoe’nin durumunda, çektiği üzüntü iştahını bastırmış olduğu için, nihayet Nick’in ikram ettiği spagettiyi alması ona güvendiğinin ve ısınmaya başladığının göstergesi oluyor. Kate ile Nick’in birlikte yemek yemesi ise daha erotik bir alt anlam içeriyor”.

(.) Filmin Konusu
Manhattan’daki 22 Bleecker Restaurant’ın baş aşçısı Kate Armstrong, çılgın tempolu her öğünde nefes kesen bir ustalıkla yüzlerce yemeği koordine eder, leziz soslar hazırlar, her yemeği mutlak bir mükemmellikle pişirip süsler. Perde arkasında daha rahat olan Kate, mutfağının güvenli ortamından sadece spesiyalitesi olan bir yemekle ilgili iltifatları kabul etmek ya da nadiren, onun uzmanlığını sorgulamaya cüret eden bir müşteriyle kapışmak için çıkar. İşten sonra ise, çoğu akşam gece yarısı bile olmadan yatar ve şafakla birlikte kalkarak o günün taze yemeklerinde kullanılacak balıklar için rakiplerini alt etmek üzere balık pazarına gider.

Kate’in mükemmeliyetçi mizacı, ekibine katılan neşeli ve vurdumduymaz yeni aşçı yardımcısı Nick Palmer tarafından sınanacaktır. Mutfakların yükselen yıldızlarından olan Nick, çalışırken opera dinlemeyi ve etrafındakileri güldürmeyi tercih eder. Gerek hayata gerek mutfağa gelişigüzel yaklaşımı Kate’inkinden çok farklıdır; ancak yine de aralarındaki elektrik yadsınamaz ölçüdedir... tabi granit tezgahtan aşağı sallanan çatalların çıkardığı sesleri andıran uyuşmazlıkları da öyle.

Kısa süre önce beklenmedik şekilde hayatına girip onunla yaşamaya başlayan 9 yaşındaki yeğeni Zoe’yle başa çıkmak zorunda oluşu, evdeki dengesini de alt üst etmiş olmasa, işteki bu çalkantıyla başa çıkmak Kate için daha kolay olabilir. Parlak ve algıları güçlü bir kız olan, balık kroketi kaz ciğerine tercih eden Zoe, Kate’in günlük yaşantısını sekteye uğratmaktadır.

Haftalar geçtikçe, Kate kendisini neyin daha çok kızdırdığını bilemez hâle gelir: Nick’in yeteneğinin 22 Bleecker’ın sahibi Paula ve cinsiyet ayrımı güden müşterilerin beğenisini toplaması mı, yoksa Nick’in etkileyici cazibesinin utangaç Zoe’nin kalbini kazanması ve küçük kızın, teyzesi yerine Nick’e açılması mı?

Nick rekabet ile romantizm arasındaki sınırı zorlayınca Kate, yıllardan sonra ilk kez böylesine kendine yeten bir insan olmasını ve güvende hissetmesini sağlayan bazı seçim ve inançlarını sorgularken bulur kendini. Zoe ile gerçek bir bağ kurmak, Nick’le mutluluğu bulmak ve hayata duyduğu iştahı geri kazanmak istiyorsa, cüretkâr ve yeni bir şey deneyip kendini mutfağın dışında da ifade etmeyi öğrenmesi gerekecektir. Bu ise, tarif olmadan yemek yapmak gibidir. Ama Kate’in de keşfettiği gibi, bazen en iyi tarifler, kişinin kendi yarattıklarıdır...


Devamını Oku >>

06 Eylül 2007 Perşembe

Free Zone (Serbest Bölge)

Free Zone(.) Künye
Gösterim Tarihi: 07 Eylül 2007
Tür: Komedi, Dram
Yapım Yılı: 2005 İngiltere, İsrail, Belçika, Fransa
Süre: 90 dakika
Yönetmen: Amos Gitai
Oyuncular: Natalie Portman, Hana Laszlo, Hiam Abbass, Carmen Maura
Senaryo: Amos Gitai