MY-Sinema
Filmler etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Filmler etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

20 Ekim 2007 Cumartesi

Halloween (2007)

Halloween(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Korku
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 97 dakika
Yönetmen: Rob Zombie
Oyuncular: Malcolm McDowell, Brad Dourif, Daeg Faerch, Sheri Moon
Senaryo: Rob Zombie
Müzik: Tyler Bates
Görüntü Yön.: Phil Parmet
Web sitesi: halloween

(.) Film Hakkında
Tam otuz yıllık “Halloween” efsanesi, film ve müzik sektörünün renkli ismi Rob Zombie'nin yönetmen koltuğunda oturduğu bu son halka ile devam ediyor. Başrollerini Tyler Mane, Sheri Moon, Malcolm McDowell, Brad Dourif ve Udo Kier’in paylaştığı filmin senaryosu John Carpenter ve Debra Hill’e ait. Müziklerse Tyler Bates imzası taşıyor.

(.) Filmin Konusu
Sinema tarihinin 1 numaralı seri katili geri döndü.

Henüz 6 yaşındayken, bir Halloween (Cadılar Bayramı) gecesi ablasını öldürdüğü için akıl hastanesine kapatılan ve burada 15 yıl geçiren Michael Myers, 21 yaşına geldiğinde buradan kaçar ve Haddonfield'deki evine dönerek bu sefer küçük kız kardeşinin peşine düşer.

Kardeşi ve arkadaşları, daha sonra yoluna azılı bir seri katil olarak devam edecek olan Michael'ın elinden kurtulabilecek midir?


Devamını Oku >>

Suburban Girl (Erkekleri Tavlama Sanatı)

Suburban Girl(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Komedi, Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 90 dakika
Yönetmen: Marc Klein
Oyuncular: Sarah Michelle Gellar, Alec Baldwin, Maggie Grace, James Naughton
Senaryo: Marc Klein
Müzik: Heitor Pereira
Görüntü Yön.: Steven Fierberg
IMDB Web sitesi: suburbangirl

(.) Film Hakkında
Marc Klein’ın ilk uzun metrajlı filmi olan romantik komedi türündeki “Erkekleri Tavlama Sanatı”nın başrollerini Sarah Michelle Gellar (Brett Eisenberg) ve Alec Baldwin (Archie Knox) paylaşıyor. Filmde ikiliye eşlik eden oyuncular Maggie Grace (Chloe), James Naughton (Robert Eisenberg), Vanessa Branch (Faye Faulkner) ve Chris Carmack (Jed Hanson).

“Erkekleri Tavlama Sanatı”, Melissa Bank’in esprili ve neşeli kısa hikayelerini topladığı “The Girls’ Guide to Hunting and Fishing” adlı New York Times’ın çok satan eserinden uyarlanmış. Yönetmen Marc Klein, kitabı seçmesindeki en önemli etkenin sadece basit bir romantik komedi olmaması ve içinde daha derin düşüncelere de yer vermesi olduğunu vurguluyor.

Klein, filmi yapmaya karar verdiği zamanki düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Bu hikayeyi seçmemin nedenlerinden biri de, kendimi baş kahraman Brett’e çok benzetmem. Kendine güvensiz ve korunmasız bir insan olarak dış dünyaya açılması ve kendini tanımak için çıktığı zorlu yolu hatalarından ders alarak başarıyla tamamlaması bu hikayeyi benim için çok anlamlı yaptı. Bu, yeni yetme bir kızın gerçek bir kadına dönüşmesinin hikayesi. İlk olarak kendini bir erkeğin varlığı ile ifade eden; fakat zamanla aslında tek başına da kendine yetebileceğini keşfeden bir kadın. Bu bakımdan hikayenin feminist bir tarafı da var.”

(.) Filmin Konusu
New York’taki bir yayınevinde çalışmak üzere New Jersey’deki sakin hayatından Manhattan’ın hareketli dünyasına giren yirmili yaşlarındaki Brett Eisenberg’in hikayesi...

Çekici, akıllı ve hırslı bir genç kadın olan Brett, hayatında ilk kez anne babasının yanından ayrılmış; kariyer hedefine ulaşabilmek amacıyla New York şehrine taşınmıştır. Teyzesi Hilda’nın, Manhattan’ın ‘Upper West Side’ bölgesindeki dairesini, uzun süredir beraber olduğu sevgilisi Jed ile paylaşmakta; boş vakitlerini moda tasarımcısı olan en yakın arkadaşı Chloe ile sanatsal etkinliklere katılarak geçirmektedir.

Bir gün bir imza gününde efsanevi yayın editörü olan, tüm kadınların kalbini fethetmiş Archie Knox ile tanışır. İç güdüleri, kendinden yaşça çok büyük olan bu adamdan uzak durmasını söylese de, Brett kendisini bu çekici adamın büyüsüne kaptırmaktan alıkoyamaz. Onun için Archie, kendisi için hayal ettiği hayatın ta kendisidir. O, bu adamın sadece çekiciliğinden değil, New York’un en başarılı simalarından olmasından da etkilenmiştir. Erkek arkadaşı Jed ile ilişkisini bitirir. Archie ile yaşayacağı ilişkinin onu gerçek bir kadın yapacağına inanır.

Ama kısa zamanda Brett’in mükemmel gözüken hayatı kötüye gitmeye başlar. Yayınevinin baş editörü işten ayrılır ve yerine güzeller güzeli, genç ve gösterişli İngiliz Faye Faulkner gelir. Bu arada hayatta herşeyini paylaşabildiği tek kişi olan babası da oldukça hastadır.

Tüm bu tatsızlıkların daha da kötüye gitmesinde Archie’nin de büyük payı vardır. Hayallerini süsleyen erkek aslında hiç de göründüğü gibi değildir. Brett’in olgun, kendine güvenli ve ayakları yere sağlam basan bir kadın olmasını sağlayacak olan da, içine sürüklendiği bu durumdan kurtulma çabası olur...


Devamını Oku >>

The Invasion (İstila)

The Invasion(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Bilim-Kurgu, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 99 dakika
Yönetmen: Oliver Hirschbiegel
Oyuncular: Nicole Kidman, Daniel Craig, Jeremy Northam, Jeffrey Wright
Senaryo: Dave Kajganich
Müzik: John Ottman
Görüntü Yön.: Rainer Klausmann
Web sitesi: theinvasion

(.) Film Hakkında
Oscar ödüllü Nicole Kidman (Carol Bennell), bilimkurgu aksiyon gerilim filmi “İstila”nın başrolünü Daniel Craig (Ben Driscoll) ile paylaşıyor. İnsan kalmanın tek yolunun uyanık kalmak olduğu bir dünyada yaşanan dehşet verici olayları konu alan filmin diğer önemli oyuncuları ise Jeremy Northam (Tucker Kaufman) ve Jeffrey Wright (Dr. Stephen Galeano). Filmin yönetmeni, ödüllü drama “Downfall”a imza atan Oliver Hirschbiegel. David Kajganich’in senaryosunu yazdığı film Jack Finney’nin ‘The Body Snatchers’ adlı romanına dayanıyor.

Yönetmen Hirschbiegel, Carol karakteri hikayede izleyicinin gözü kulağı durumunda olduğunu söylüyor: “Her şey onun çevresinde dönüyor; onun bakış açısından sunuluyor. Nicole bu role kendinden, gücü ve çocuğunu koruma içgüdüsü anlamında çok şey kattı. Onun hikayenin içine girme becerisini gözlemlemek ve filme aktarmak büyüleyiciydi. Tepkileri çok doğaldı ki bu, karakterinin durumundaki baskıyı gerçekten çok iyi vurguladı.”

Senarist David Kajganich, hikaye ile ilgili şu yorumu yapıyor: “Finney’nin romanında uzaylı yaşam formu sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Ama hayatta kalma farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bugün dünyamızda şöyle bir etrafınıza bakındığınızda, gücün sadece onu elde tutma ve gelen tehditleri ortadan kaldırma arzusu uyandırdığını görüyorsunuz. Bu istilaya neden olan taşıtın ulusun gücünün merkezi olan Washington’a düşmesi tesadüf değil.”

“‘İstila’ bugün çok kolay tanıyabileceğiniz bir dünyada geçen bir gerilim” diyen yapımcı Joel Silver ise sözlerini şöyle sürdürüyor: “Muazzam bir siyasi, toplumsal ve çevresel paranoyanın yaşandığı bu dönemin, film için gerçekten doğru zaman olduğunu hissettik. David Kasganich romandaki fikirlere yeni soluk getiren bir yaklaşımla orijinal bir senaryo yazdı. Bu film korkutucu ve heyecan verici olmakla kalmayıp daha derin katmanlar da içeriyor.”

(.) Filmin Konusu
Dallas’tan Washington’a kadar semaları aydınlatan devasa bir patlamada uzay mekiği Patriot parçalanır ve parçaları ABD’nin üzerine yağmur gibi yağar. Durum kısa sürede kontrol altına alınsa da, mekiğin enkazı üzerine bulaşmış bir maddeyle ilgili hikayeler yayılmaya başlar; hem uzayın aşırı soğuğuna, hem de dünya atmosferine girerken ortaya çıkan aşırı ısıya dayanıklı bir maddedir bu. Ve ona ilk temas edenler ilk değişenlerdir...

Fakat kimse panik baş göstersin istemez.

Washingtonlı psikiyatr Carol Bennell, mekiğin başına geleni çevresinde gitgide artan tuhaf olaylarla ilişkilendirmez. Bunlardan bazıları şöyledir: Bir hastası kocasının yerine başkasının geçtiği düşüncesiyle dehşete kapılmıştır; sokakta çabucak bastırılan şiddet patlamaları olurve oğlu Oliver’ın Cadılar Bayramı sepetinin içinde eve çok garip, aslında belki de canlı bir madde gelir.

Carol, arkadaşı ve meslektaşı Ben Driscoll’a, Washington’daki yetkililerin endişeli görünmemesine rağmen bir şeylerin çok yanlış gitmekte olduğunu söyler. Resmi açıklama bunun yalnızca yeni bir nezle türü olduğu yönündedir, ama daha olayın vehametini fark edemeden, Carol oğlununun haftasonunu ayrı yaşadığı kocasının yanında geçirmesine izin verir. Eski kocası, Hastalık Kontrol Merkezi’nde üst düzey bir yetkili olarak kazayı araştırmak üzere Washington’dadır ve olay yerine giden ilk kişilerden biridir.

Salgın hastalık yayıldıkça, Carol hastalığa karşı kullanılan aşılamadan sorumlu olan kişilerin aslında çok daha korkunç bir şey yaymakta olduklarını keşfeder: Vücuduna girdiği kişinin uyuduğu sırada DNA’larına saldıran, kökeni belirsiz bir hücre, kişiyi kendisi gibi görünen, kendisi gibi konuşan ama tüm insani duygulardan yoksun biri hâline getirmektedir...

Uyanık kalmak için elinden gelen her şeyi yapan Carol, oğlunu bulacak kadar hayatta kalmak amacıyla değişmiş bir dünyada umutsuz bir yolculuğa koyulur. Değişmiş olanların arasında saklanmak için, sakin kalması, duygularını ele vermemesi ve hepsinden önelisi uyuyakalmaması gerekmektedir.


Devamını Oku >>

I Could Never Be Your Woman (Kadının Olamam)

I Could Never Be Your Woman(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Komedi, Romantik
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 97 dakika
Yönetmen: Amy Heckerling
Oyuncular: Michelle Pfeiffer, Paul Rudd, Tracey Ullman, Saoirse Ronan
Senaryo: Amy Heckerling
Müzik: -
Görüntü Yön.: Brian Tufano
IMDB Web sitesi: icouldneverbeyourwoman

(.) Film Hakkında
Sevgililer, anne babalar ve çocuklar, kardeşler, arkadaşlar ve iş arkadaşları… Amy Heckerling'in yazıp yönettiği romantik komedi filmi “Kadının Olamam”, hayattaki en önemli ilişkilere esprili ve içten bir bakış. Heckerling senaryoda Los Angeles’ta bekar ve yalnız bir anne olmanın güçlüklerini ve yanlış insana aşık olmanın zorluklarını anlatmaya çalışmış. Filmde Michelle Pfeiffer (Rosie), Paul Rudd (Adam Perl), Tracey Ullman (Doğa Ana), Saoirse Ronan (Izzie), Jon Lovitz (Nathan), Fred Willard (Marty), Stacey Dash (Brianna Minx), Sarah Alexander (Jeanne) ve Rory Copus (Dylan) rol alıyor.

(.) Filmin Konusu
Los Angeles’ta yaşayan 40 yaşında bekar bir anne olan Rosie’nin hayatı hiç de planlandığı gibi gitmemektedir. TV’de ‘You Go Girl’ adlı bir Tv programının yapımcılığını yapmaktadır. Hazırladığı program riske girmiştir; seksi patronu Marty, onun programı yerine bir reality show yayınlamayı düşünmektedir, asistanı Jeannie ise sabotaj peşindedir.

Evde de işler pek yolunda değildir. Eski kocası, yeni ve genç eşinden bebek beklemekte, artık genç bir kız olan kızı Izzie ise dejenere genç Dylan ile arkadaşlık etmektedir.

Yetenekli genç oyuncu Adam Perl’ün kasting odasına girmesiyle Rosie’nin kalbinin atışları değişmiştir. Fakat 40 yaşında olgun bir kadın olarak böyle genç bir erkeğe gönlünü kaptırmak hiç de doğru görünmez.

Rosie kendi duygularıyla savaşırken, İzzie’nin bile çok sevdiği bu adamı olabildikçe hayatının dışında tutmaya çalışır. Fakat gönül ferman dinlemez...


Devamını Oku >>

Resident Evil: Extinction (Ölümcül Deney: İnsanlığın Sonu)

Resident Evil: Extinction(.) Künye
Gösterim Tarihi: 19 Ekim 2007
Tür: Aksiyon, Korku, Gerilim, Bilim-Kurgu
Yapım Yılı: 2007 Fransa, Avustralya, Almanya
Süre: 95 dakika
Yönetmen: Russell Mulcahy
Oyuncular: Milla Jovovich, Oded Fehr, Ali Larter, Iain Glen
Senaryo: Paul W.S. Anderson
Müzik: Tyler Bates
Görüntü Yön.: David Johnson
Web sitesi: residentevilextinction

(.) Film Hakkında
1996'da satışa çıkan Resident Evil adlı video oyunundan geldik serinin 3. filmine. Yazıp yönettiği ilk filmden sonra sadece senarist ve yapımcı kimliğiyle seriye destek veren Paul W.S. Anderson üçüncü filmde yönetmen koltuğunu, "Highlander" filminden hatırlayacağımız Russell Mulcahy'ye emanet etti. Başrolde tabii ki Milla Jovovich var. Anderson ve Jovovich, şu sıralar bebek bekliyor. Filmde "Final Destination" serisinden tanıdığımız Ali Larter'da yeni bir isim olarak dikkat çekiyor.

(.) Filmin Konusu
Sevilen video oyunu serisinden uyarlanan “Resident Evil”in 3. ve son bölümü, filmin kaldığı yerden devam ediyor…

Artık Nevada çölünde saklanan Alice, tüm insanlığı ölümsüz olmakla tehdit eden ölümcül bir virüsü yok etmek ve adaleti aramak için yeniden Carlos Olivera, L.J. ile birlikte, yeni hayatta kalanlar olan Claire, K-Mart ve Hemşire Betty’iyle işbirliği yapar.

Umbrella Corporation tarafından tutsak alındığından itibaren biojenik deneylere maruz kalmış olan Alice’in insanüstü güçleri, duyuları ve becerileri genetik olarak değişikliğe uğramıştır. Hayatta kalmak isteyen biri olursa, bu becerilere ve daha fazlasına ihtiyacı olacaktır...


Devamını Oku >>

10 Ekim 2007 Çarşamba

The Bourne Ultimatum (Son Ültimatom)

The Bourne Ultimatum(.) Künye
Gösterim Tarihi: 12 Ekim 2005
Tür: Aksiyon, Macera, Gerilim, Casus
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 112 dakika
Yönetmen: Paul Greengrass
Oyuncular: Matt Damon, Julia Stiles, Joan Allen, David Strathairn
Senaryo: Tony Gilroy, Tom Stoppard
Müzik: John Powell
Görüntü Yön.: Oliver Wood
Web sitesi: thebourneultimatum

(.) Film Hakkında
Matt Damon’un iyi eğitimli suikastçi Jason Bourne rolüne geri döndüğü “Son Ültimatom”, Robert Ludlum’un aynı adlı çok satan casusluk-gerilim kitapları serisinden sinemaya aktarılan “Bourne” serisinin yeni filmi.

Serinin yeni bölümünde Jason Bourne, yeni bir gelecek bulabilmek için kendi geçmişindeki izleri yakalamaya çalışır. Gerçek Jason Bourne’i bulma çabasına devam ederken Moskova’dan Paris, Londra, Tanca (Fas) ve New York’a uzanan geniş bir alanda seyahat etmek; sürekli manevralarla her an ensesinde olan yüzlerce polisi, federal ajanları ve Interpol ajanlarını safdışı etmek zorundadır…

Serinin ikinci filmini de yöneten Paul Greengrass’ın bir kez daha yönetmenlik koltuğuna oturduğu filmde, Matt Damon’un yanısıra ilk iki bölümün diğer yıldızları Julia Stiles ve Joan Allen da yeniden kamera karşısına geçmiş. Kadroya yeni katılan iki oyuncu ise David Strathairn ile Paddy Considine olmuş. Senaryosunu Tony Gilroy, Tom Stoppard, Scott Burns ve Paul Attanasio birlikte yazdığı “The Bourne Ultimatum”un çekimleri, Fas, İspanya, Fransa, İngiltere ve ABD’de gerçekleştirilmiş.

Serinin önceki iki filmi olan “The Bourne Identity” (2002) ve “The Bourne Supremacy” (2004) dünya çapında büyük ilgi görmüş, toplam gişe hasılatları 500 milyon doları aşmıştı.

(.) Filmin Konusu
Jason Bourne’un tek isteği ortadan kaybolmaktır. Ancak bunu başaramadığı gibi, kendisini yaratanlar tarafından ele geçirilir. Hafızasını ve sevdiği tek insanı kaybetmiş olan Bourne, iyi eğitimli yeni kuşak katillerin yoğun ateşi altındadır. Artık sadece tek bir hedefi vardır: Başlangıca dönerek kim olduğunu bulmak...


Devamını Oku >>

09 Ekim 2007 Salı

Avrupalı

Avrupalı(.) Künye
Gösterim Tarihi: 12 Ekim 2007
Tür: Komedi
Yapım Yılı: 2007 Türkiye
Süre: ?? dakika
Yönetmen: Ulaş Ak
Oyuncular: Cem Davran, Yasemin Kozanoğlu, Sema Öztürk, Aydemir Akbaş
Senaryo: İrfan Tözüm, Ulaş Ak
Müzik: Aria
Görüntü Yön.: Aytekin Çakmakçı
Web sitesi: avrupalı

(.) Film Hakkında
Avrupalılara kendimizi beğendirmeye çalışırken öz değerlerimizden kaybettiklerimizi de göstermeyi amaçlayan, Ulaş Ak’ın yönettiği “Avrupalı”nın başrollerini Cem Davran, Yasemin Kozanoğlu, Sema Öztürk, Aydemir Akbaş, Murat Soydan, İlknur Soydaş, Aykut Oğut, Eva Maya, Esra Banguğlu, Hakan Gerçek, Cengiz Tünay, Somer Karvan, Serkan Genç ve Kuzey Vargın paylaşıyor. Filmin senaryosunu İrfan Tözüm ve Ulaş Ak birlikte yazmış.

Avrupa Birliği sürecinde tartışılanlar, yaşananlar, “Türk olma” tanımını hep gündemde tutuyor. Bu birleşme sonrasında yaşanacak çelişkiler ve doğal durum komedileri, kaçınılmaz manzaralar yaşatıyor. Peki Oryantalizmin ve batılı olma halinin; iki anlayışın, iki kültürün tam ortasında yaşayan bizler acaba nereliyiz? “Avrupalı”, bu sentezin ortaya çıkardığı, komik ama samimi kimlik arayışının filmi...

(.) Filmin Konusu
Bir Türk ailesi ile Yunan ailesi arasında yaşanan, yasa dışı ve duygusal ilişkiler üzerinden Türkiye’nin Avrupalılık macerasını konu alan bir filmde, Cem Davran’ın, bir Türk kızı ve Yunan kızı arasında kaldığı aşk girdabında karar vermekte zorlandığı, arkası kesilmeyen komik olayların birbirini kovaladığı hikayenin mizahi yönüne ek olarak, Türkiye’nin ve Türk halkının sorunları da anlatılıyor...


Devamını Oku >>

08 Ekim 2007 Pazartesi

Shoot 'Em Up (Hepsini Vur)

Shoot 'Em Up(.) Künye
Gösterim Tarihi: 12 Ekim 2007
Tür: Aksiyon, Macera, Komedi, Suç, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 86 dakika
Yönetmen: Michael Davis
Oyuncular: Clive Owen, Monica Bellucci, Paul Giamatti, Stephen McHattie
Senaryo: Michael Davis
Müzik: Paul Haslinger
Görüntü Yön.: Peter Pau
Web sitesi: shootemup

(.) Film Hakkında
Karanlık bir mizah anlayışına sahip “Hepsini Vur”, izleyicileri dur durak bilmeyen yüksek tempolu bir maceraya sürükleyecek, sıradışı ve yaratıcı bir aksiyon filmi. Başrollerini Clive Owen (Bay Smith), Monica Bellucci (DQ) ve Paul Giamatti’nin (Hertz) paylaştığı filmin diğer önemli rollerinde Stephen McHattie ve Greg Byrk var. Michael Davis’in yazıp yönettiği filmin kamera arkası ekibinde, iki Oscarlı görüntü yönetmeni Peter Pau ve Colin Chilvers ile besteci Paul Haslinger var.

“Hepsini Vur”un esin kaynağı, John Woo’nun “Hardboiled” isimli filmindeki, filmin kahramanının (Chow Yun Fat) bir hastanede bir elinde silah diğer elinde bebekle çatışmaya girdiği sahne olmuş. “Çok katı ve sert bir adamı dünyadaki en masum şeyle bir araya getirmek dramatik bir gerilim ve harika bir görüntü yaratıyor” diyen yazar-yönetmen Michael Davis, bu fikri genişleterek bir odadaki silahlı çatışmanın ortasında hikayenin kahramanının bir bebeği doğurtması fikrini şekillendirmiş: “Bir film için harika bir açılış olacağını düşündüm” diyor yönetmen.

Filmin orijinal senaryosunu da kaleme alan Davis, “Hepsini Vur, Amerikan yapımı bir John Woo aksiyon filmine benziyor ve dünyanın en sinirli adamı Bay Smith’in ölümcül bir durumda bir bebekle uğraşmak zorunda kalmasını konu alıyor,” diyor. Yönetmen sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir silahlı çatışma malzemesiyle yapabileceğiniz tüm yaratıcı ve zekice şeylere yer veriyor.”

Kendisi de bir baba olan Clive Owen hikaye hakkında şunları söylüyor: “Bir durumun merkezine ne zaman bir bebek koysanız, her şeyin merkezi hâline geliyor. Bir aksiyon filminin ortasına öncelikle korunması gereken bir bebek koymak inanılmaz zekice bir fikir. Herkes yeni doğmuş bir bebeğin üzüldüğünü, korktuğunu, endişelendiğini ya da tehlikede olduğunu gördüğünde anında ve içgüdüsel bir tepki verir. Hele hele tüm film boyunca bebeğin çılgınca bir aksiyonun ortasında tehdit altında oluşu inanılmaz güçlü bir etki yaratıyor”.

Monica Bellucci, “Bay Smith, James Bond’un serseri bir hâli gibi ve ben de tuhaf bir James Bond kızını andırıyorum. Gerçekten hoş ve seksi bir film olacak” diyor. Michael Davis’in yorumu ise şöyle: “Filmin amacı harika bir eğlencelik sunmak. Ben büyük aksiyon dansları izlemeye bayılan sinemaseverleri mutlu etmeyi amaçlıyorum. Aslında filmin en hoş yanı Clive Owen’ın silah tuttuğunu görmek. Bir aksiyon kahramanı olarak ayakları yerden kesiyor. Çocukken James Bond olmak isterdim… şimdi ise Clive Owen olmak istiyorum!” “Hepsini Vur, izleyicinin beklediği tüm aksiyonu sunacak, ama umuyorum ki filmdeki tüm o kara mizah, ve biraz tuhaf ve ilginç karakterler bunu farklı türde bir aksiyon filmi hâline getirecek” diyor Paul Giamatti. Owen meslektaşının sözlerine şunları ekliyor: “Hepsini Vur’un daha önce kimsenin görmediği türde bir film olacağını garanti ederim. Aksiyonu seven insanları gerçekten memnun edecek”.

(.) Filmin Konusu
“Hepsini Vur”, dünyanın en sinirli ve sert mizaçlı adamıyken, kendisini dünyadaki en masum şeyi, yani yeni doğmuş bir bebeği korumakla yükümlü bulan Bay Smith’in hikayesi...

Ateşli bir çatışmanın ortasında bebeği doğurtan Bay Smith, kısa süre sonra, kimliği bilinmeyen bir gücün bu bebeğe ilişkin tüm izleri silmek üzere Hertz denen birinin liderliğindeki gizemli ve sonu gelmeyen bir tetikçiler ekibi gönderdiğini anlar.

Sayısız kurşun ve akla gelebilecek her türlü ateşli çatışma arasında Smith, DQ adında bir hayat kadınıyla güç birliği yapar ve birlikte oluşturdukları bu geçici ailenin tüm üyeleri kurşunlara hedef olmadan önce, bebeğin hayatının neden tehdit altında olduğu muammasını çözmeye çalışır.

Herkes bebeğin ölmesini istemektedir. Esas soru ise şudur: Neden?


Devamını Oku >>

07 Ekim 2007 Pazar

Janjan

Janjan(.) Künye
Gösterim Tarihi: 12 Ekim 2007
Tür: Dram
Yapım Yılı: 2007 Türkiye, Almanya
Süre: 95 dakika
Yönetmen: Aydın Sayman
Oyuncular: Berk Hakman, Selen Seyven, Çetin Öner, Levent Yılmaz
Senaryo: Erdoğan Akduman
Müzik: Can Atilla
Görüntü Yön.: Eyüp Boz
Web sitesi: janjan

(.) Film Hakkında
“Güneşteki Leke” ve “Sır Çocukları” filmlerinin yönetmeni Aydın Sayman’ın son filmi “Janjan”ın başrollerini Berk Hakman (Janjan - Sadık), Selen Seyven (Güzel) ve Çetin Öner (Murtaza) paylaşıyor. Filmde üçlüye eşlik eden oyuncular Levent Yılmaz (Kerim), Aykut Oray (Mahmut), Aykut Kayacık (Ahmet), Özay Fecht (Fadime), Onur Dikmen (Zeynel), Necmettin Çobanoğlu (Abdullah), Ayten Uncuoğlu (Nurcan), Mirja Mahir (Ulrike) ve Sıla Şahin (Yasemin) olmuş. Senaryoyu Erdoğan Akduman yazmış. “Janjan”, Kütahya’nın Eskigediz Beldesi’nde bir buçuk aylık bir çalışma ile filme alınmış.

(.) Filmin Konusu
Janjan, yoksul ve mütevazi bir Anadolu kasabasında yaşayan genç ve zararsız bir delidir. Evinde barındığı Murtaza Efendi, ömrünün son demlerinde başlık parası olarak arazisini verip köyden genç bir kızı kendine eş alır. Genç kız adı gibi “güzel”dir. Kıza istediğini yapamayan Murtaza Efendi kasabada alay konusu olurken, kasabanın genç, bekar delikanlıları Güzel için yanıp tutuşurlar. Yetişkinlerse yaşlı adamı ayıplamaktadır.

Murtaza Efendi kızı sokağa çıkarmaz. Onu rahatlıkla görebilen tek kişi Janjan’dır. Janjan’la Güzel’in kader birliğinden doğan arkadaşlıkları, çok geçmeden aşka dönüşür ve kız hamile kalır. Bunun kasabada duyulmasıyla Güzel’in ve Janjan’ın yaşamları tümüyle değişecektir...


Devamını Oku >>

06 Ekim 2007 Cumartesi

Evening (Gün Batımı)

Evening(.) Künye
Gösterim Tarihi: 12 Ekim 2007
Tür: Dram, Romantik
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 117 dakika
Yönetmen: Lajos Koltai
Oyuncular: Claire Danes, Toni Collette, Patrick Wilson, Meryl Streep
Senaryo: Susan Minot, Michael Cunningham
Müzik: Jan A.P. Kaczmarek
Görüntü Yön.: Gyula Pados
IMDB Web sitesi: evening

(.) Film Hakkında
Susan Minot tarafından yazılmış bir romandan Minot and Pulitzer Ödülü sahibi yazar Michael Cunningham’ın (The Hours) beyaz perdeye uyarladığı “Gün Batımı”nın yönetmeni Lajos Koltai. Başrollerde Claire Danes (Genç Ann), Toni Collette (Nina), Patrick Wilson (Harris Arden), Meryl Streep (Lila Wittenborn), Glenn Close (Mrs. Wittenborn), Vanessa Redgrave (Ann Grant Lord) ve Natasha Richardson (Constance Lord) kamera karşısına geçmiş. Filmin müziklerini Jan A.P. Kaczmarek bestelemiş.

(.) Filmin Konusu
Ölüm döşeğindeki Ann Lord'un başında kızları Nina Ann ve Constance vardır. Şuuru bulanıklaşan yaşlı kadın, geçmişini hatırlamaktadır. Ann Lord, daha önce kızlarının adını hiç duymadığı bir adamın ismini sayıklamaktadır: Harris. Peki ama kimdir bu Harris? Ann'in yarım asır boyu sakladığı büyük bir sırrı ve kalbinde büyüttüğü gizli bir aşkı vardır…

Kızlar annelerinin bu adamla ne yaşadığını merak etmişlerdir. Constance ve Nina, annelerinin ve kendi yaşamlarının sırlarını anlamaya çalışırken, anneleri de zihninde elli sene önceki bir yaz hafta sonuna Ann Grant olduğu zamanlara döner.

...New York City’den okuldan en yakın arkadaşı Lila Wittenborn’un nikahında baş nedimesi olmak için gelen genç bir kadın… Gelin olacak kız sinirlidir ve kendi annesinden çok baş nedimesinden destek beklemektedir.

Ann, düğünün davetlileri arasındaki, Wittenborn ailesinin yakın arkadaşları Harris Arden ile tanıştığında beklenmedik duygular ortaya çıkar. Ann’in Harris’e olan aşkı, onun ve kızlarının yaşamını sonsuza dek değiştirecektir...


Devamını Oku >>

05 Ekim 2007 Cuma

The Brave One (İçindeki Yabancı)

The Brave One(.) Künye
Gösterim Tarihi: 05 Ekim 2007
Tür: Suç, Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD, Avustralya
Süre: 119 dakika
Yönetmen: Neil Jordan
Oyuncular: Jodie Foster, Terrence Howard, Nicky Katt, Naveen Andrews
Senaryo: Roderick Taylor, Bruce A. Taylor
Müzik: Dario Marianelli
Görüntü Yön.: Philippe Rousselot
Web sitesi: thebraveone

(.) Film Hakkında
İki Oscarlı aktris Jodie Foster ve iki kez Oscar adayı olan Terrence Howard’ın başrolleri paylaştığı “İçindeki Yabancı”nın yönetmeni Oscar ödüllü Neil Jordan. Filmde Erica’nın nişanlısı David’i Naveen Andrews, Mercer’ın ortağı Detektif Vitale’yi Nicky Katt, Erica’nın radyodaki patronu Carol’ı ise Oscar ödüllü Mary Steenburgen canlandırıyor. Filmin senaryosunu Roderick Taylor, Bruce A. Taylor ve Cynthia Mort birlikte yazmış.

Filmin yıldızı ve yönetici yapımcısı Jodie Foster, “Bence hepimizin asla aşılmaması gereken çizgiler ve asla nasıl bir insan olmayacağımız konularında fikirleri vardır” diyor ve ekliyor: “Ama yine de, belli şartlar altında nasıl birine dönüşeceğinizi bilmezsiniz. Entelektüel açıdan belli ahlak kuralları belirleseniz de, size meydan okuyan, sizi değiştiren bir duruma zorla sokulduğunuzda, neye dönüşeceğinizi bilemezsiniz”.

Yönetmen Neil Jordan da aynı görüşte olduğunu belirtiyor: “‘İçindeki Yabancı’ kolay olmayan ahlaki sorular soruyor. Bize bir yanlış yapıldığında, bir parçamız bunu hemen düzeltebilmek için ilkel bir şiddetle tepki vermeyi sanırım çok isterdi. Ama bunu yapmıyoruz; çünkü medeniyet bize böyle yapmamayı öğretiyor. Dolayısıyla, birinin ahlaki açıdan sorgulanabilir bir bölgeye girdiğini görmek bir yandan dehşet vericiyken, bir yandan da büyüleyici”.

(.) Filmin Konusu
New York sokakları Erica Bain için hem ev, hem de geçim kaynağıdır. Sunucusu olduğu “Street Walk” (Sokakta Yürümek) adlı programında, sevgili şehrinin ses ve hikayelerini radyo dinleyicileriyle paylaşır. Ancak Erica’nın bilip sevdiği her şey, korkunç bir gecede elinden alınır: Nişanlısı David ile birlikte uğradıkları hunharca saldırı, David’in ölümüne, onun da ölümün eşiğinden dönmesine neden olur.

Vücudundaki yaralar iyileşse de, derindeki yaralar kapanmaz. David’i kaybetmenin yarattığı hüsranın ötesinde, peşini asla bırakmayan dehşet verici bir korku hissi içindedir. Bir zamanlar gezmeyi çok sevdiği şehir sokakları artık yabancı ve tehditkardır onun için. Bu korkusu dayanılmaz hâle gelince, Erica kendisini ona karşı donanımlı kılacak bir şeyler yapmaya karar verir: Elindeki silah kendini soyut bir düşmana karşı korumanın somut bir yolu olur…ya da o böyle düşünür.

İlk kez birini vurduğunda, öl ya da öldür durumu söz konusudur. İkinci kere de bir nefsi müdafaadır… yoksa acaba kendini tehlikeden uzak tutmamayı mı seçmiştir? Bir zamanlar kanını donduran korku, yerini başka bir şeye bırakmakta; çalınan hayatını geri alma dürtüsüne dönüşmektedir.

Kanunu kendi eline almış, kimliği bilinmeyen birine ilişkin hikayeler şehirde hızla yayılmaya başlayınca, New York Polis Teşkilatı detektifi Sean Mercer katili yakalama konusunda gitgide daha kararlı olur. İpuçlarını birleştirmeye başlayınca kanıtlar eli silahlı bir adama değil, kin dolu bir kadına işaret eder.

Bir yanda kendisine her gün biraz daha yaklaşan Mercer, öte yanda kendisini yargılayan vicdanı yüzünden Erica’nın bir tür adalet, hatta belki intikam arayışının doğru seçim olup olmadığına, kendisinin aslında peşine düştüğü şeye dönüşüp dönüşmediğine karar vermesi gerekmektedir...


Devamını Oku >>

Stardust (Yıldız Tozu)

Stardust(.) Künye
Gösterim Tarihi: 05 Ekim 2007
Tür: Macera, Fantastik, Romantik
Yapım Yılı: 2007 İngiltere, ABD
Süre: 130 dakika
Yönetmen: Matthew Vaughn
Oyuncular: Claire Danes, Robert De Niro, Michelle Pfeiffer, Sienna Miller
Senaryo: Jane Goldman, Matthew Vaughn
Müzik: Ilan Eshkeri
Görüntü Yön.: Ben Davis
Web sitesi: stardust

(.) Film Hakkında
Neil Gaiman’ın aynı adlı fantastik öğeler içeren romantik romanından uyarlanan “Yıldız Tozu”nun yönetmenliğini Matthew Vaughn’un yapmış. Filmi başrollerinde Claire Danes, Robert De Niro, Michelle Pfeiffer, Sienna Miller, Charlie Cox, Mark Strong, Jason Flemyng, Sarah Alexander, Ricky Gervais, Rupert Everett ve Peter O'Toole yer alıyor. Senaryosunu Matthew Vaughn ve Jane Goldman’ın yazdığı filmin müziğini Ilan Eshkeri hazırlamış. 65 milyon dolar bütçeli filmin çekimleri İngiltere, İskoçya ve İzlanda’da gerçekleştirilmiş.

Yönetmen Matthew Vaughn ile kitabın yazarı Neil Gaiman arasında uzun yıllara dayalı bir dostluk bulunuyor. Vaughn projeyi oldukça uzak bir gelecekte hayata geçirmeyi planladığı için yavaş yavaş geliştiriyormuş. Ancak “X-Men 3”ü yönetmekten vazgeçince, “Yıldız Tozu-Stardust”la daha yakından ilgilenmeye karar vermiş.

(.) Filmin Konusu
“Yıldız Tozu”, sevdiği kadının kalbini kazanabilmek için Yvaine adlı yıldızı sönmek üzere olan bir oyuncuyu yeniden parlatmaya söz veren Tristian’ın hikayesi… Tristian ile Yvaine beraber çıktıkları macerada, Kaptan Shakespeare adlı bir korsan ve şeytani ruhlu bir cadıyla mücadele etmek zorunda kalacaklardır.


Devamını Oku >>

04 Ekim 2007 Perşembe

Bana Şans Dile

Bana Şans Dile(.) Künye
Gösterim Tarihi: 05 Ekim 2007
Tür: Gerilim
Yapım Yılı: 2001 Türkiye
Süre: 88 dakika
Yönetmen: Çağan Irmak
Oyuncular: Deniz Uğur, Rıza Kocaoğlu, Melisa Sözen, Nilgün Belgün, Volkan Severcan, İsmail Hacıoğlu
Senaryo: Çağan Irmak
Müzik: Aria
Görüntü Yön.: Cenap Cevahir
Web sitesi: banasansdile

(.) Film Hakkında
Öğrencilerin anlattıkları hikayelerden yola çıkan “Bana ŞANS Dile”, aile içi şiddet, sevgisizlik ve iletişimsizliği anlatan aksiyon-gerilim türünde bir film. Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği filmde Rıza Kocaoğlu (Bahadır), İsmail Hacıoğlu (Çağlar), Başak Daşman (Ayşegül), Bülent Seyran (Behiç), Mert Akça (Serkan), Berke Üzrek (Türker), Deniz Uğur (Yurdanur), Melisa Sözen (Tuba), Nilgün Belgün (Mesude), Volkan Severcan (Kaan), Aysun Metiner (Emel), Levent Sülün (Hasan), Kutay Köktürk (Müdür) ve Güler Ökten (Nevin) rol alıyor.

Uluslararası İstanbul Film Festivali ve Ankara Film Festivali Ulusal Yarışma filmlerinden olan “Bana Şans Dile”, Şile Büyülü Fener Film Festivali’nde en iyi 2. film, en iyi erkek oyuncu ( Rıza Kocaoğlu ) ve en iyi yardımcı kadın oyuncu ( Melisa Sözen ) ödüllerini kazandı.

(.) Filmin Konusu
Sakar, içine kapalı, iletişimsiz lise öğrencisi Bahadır bir sabah uyanıp dünyayı değiştirmeye karar verir. O sabah okula giderken beline taktığı tabancayla sınıf arkadaşlarını rehin alıp onlara korkulu anlar yaşatacak olan Bahadır, onlardan hayatları boyunca kendilerini en çok yaralayan anılarını anlatmalarını ister.

Film boyunca annesi tarafından çocukluğunda dolaba kilitlenen ve karanlıktan korkan Çağlar’ın, ünlü bir televizyoncu olmaya çalışan ve maddi durumu pek iç açıcı olmayan Ayşegül’ün, şair olmaya çalışan romantik Behiç’in, satanist gruplara katılan Serkan’ın, otoriter bir babanın baskısından bunalmış Türker’in ve anne sevgisi görmemiş Bahadır’ın içinde bulunduğu tehlikeli durum, çılgın bir medya muhabirinin olaya dahil olmasıyla daha da karışır.


Devamını Oku >>

Captivity (Dehşet Odası)

Captivity(.) Künye
Gösterim Tarihi: 05 Ekim 2007
Tür: Suç, Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 2007 ABD, Rusya
Süre: 96 dakika
Yönetmen: Roland Joffé
Oyuncular: Elisha Cuthbert, Daniel Gillies, Pruitt Taylor Vince, Laz Alonso
Senaryo: Larry Cohen, Joseph Tura
Müzik: Marco Beltrami
Görüntü Yön.: Daniel Pearl
Web sitesi: captivity

(.) Film Hakkında
“Misyon” filmiyle Oscar’a aday olan Roland Joffe’ın yönettiği gerilim yüklü “Dehşet Odası”nın başrolünde “24” dizisinin seksi yıldızı Elisha Cuthbert var. Filmde Cuthbert’e Daniel Gillies, Pruitt Taylor Vince, Laz Alonso, Michael Harney ve Maggie Damon eşlik ediyor. Senaryosunu Larry Cohen ve Joseph Tura’nın yazdığı filmin müziklerini Marco Beltrami hazırlamış.

(.) Filmin Konusu
Ünlü manken Jennifer Tree, bir seri katil tarafında tuzağa düşürülerek kaçılır ve hiç tanımadığı bir taksi şoförüyle birlikte küçük bir odaya hapsedilir. Sadistçe işkencelere maruz kalan Jennifer ve şoförün hapsedildikleri mahzenden kaçmaya çalışırken verdikleri mücadele, onları duygusal olarak birbirlerine yaklaştıracaktır.

Ancak zaman geçtikçe olay daha da karmaşık bir hal alır. Acaba Jennifer’in kaçınılmaz sonu ölüm müdür?..


Devamını Oku >>

03 Ekim 2007 Çarşamba

Rush Hour 3 (Bitirim İkili 3)

Rush Hour 3(.) Künye
Gösterim Tarihi: 05 Ekim 2007
Tür: Aksiyon, Komedi, MaceraYapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 90 dakika
Yönetmen: Brett Ratner
Oyuncular: Jackie Chan, Chris Tucker, Max von Sydow
Senaryo: Jeff Nathanson
Müzik: Lalo Schifrin
Görüntü Yön.: James Muro
Web sitesi: rushhour3

(.) Film Hakkında
Jackie Chan ve Chris Tucker, serinin ilk iki filminin yönetmeni Brett Ratner’la yeni bir macera için tekrar birlikte. Paris’te geçen “Bitirim İkili 3”, Triad çetesi, güzel kadınlar, arıza bir taksi şoförü ve Triad’ın kirli işlerini ortaya çıkarmak isteyen veteran bir Fransız dedektif etrafında dönüyor. Senaryo Jeff Nathanson’a, karakterler ise Ross LaManna’ya ait.

Müfettiş Lee’yle gizemli bir bağlantısı olan Triadlı suikastçı Kenji’yi Hiroyuki Sanada, güzel olduğu kadar tehlikeli gece kulübü sahibi Jasmine’i Youki Kudoh, Dünya Suç Mahkemesi’nin Başkanı Reynard’ı ise usta aktör Max Von Sydow canlandırıyor. Hikayeye renk katan geçimsiz taksi şoförünü Fransız aktör ve yapımcı Yvann Attal beyaz perdeye yansıtırken, efsanevi yönetmen Roman Polanski de kendine göre yöntemleri olan Fransız dedektif Revi’yi oynuyor. Fransızların yeni nesil aktrislerinden Noémie Lenoir ise, Triad’ın karanlık işlerini gün ışığına çıkarabilecek Genevieve rolünü üstleniyor.

1998’deki serinin ilk filminde Jackie Chan ve Chris Tucker, belki de sinema tarihinin en neşeli “uyumsuz” ikililerinden birini oluşturdular. Bitirim İkili, X-Men: The Last Stand ve Red Dragon filmlerinin yönetmeni Brett Ratner, Chris Tucker için “O tam bir komedi dehası. Son derece yetenekli, insanlar onun her dediğine gülebilir. Ayrıca mimikleri de olağanüstü. Sözcüklerle anlatılamayacak şeyleri, o yüzüyle anlatma yeteneğine sahip” diyor. “Jackie ise başlı başına bir deha” diyerek devam ediyor Ratner. “Onunla çalışmak, sinema tarihine geçmek gibi bir duygu benim için. O, Buster Keaton, Charlie Chaplin ve Harold Lloyd’un tek bir vücutta toplanmış hali. Çalıştığım oyuncular arasında, en inanılmaz ve en iyi akrobatik yeteneklere sahip aktör kendisi. Chan ve Tucker’ın uyumu ise büyüleyici. Onlardan gözlerinizi alamıyorsunuz. Her sahneyi merakla izliyorsunuz. Tabii, bu benim yarattığım bir şey değil. Kimyaları çok iyi tuttu.”

(.) Filmin Konusu
Los Angeles’ın kilometrelerce uzağında, Paris’in kalbinde bir sır yatıyor. Sırrı öğrenen Büyükelçi Han ise bunu açığa çıkarmak üzere. Dünyaca ünlü organize terör örgütü Triad’ın bilgilerine ulaşan Han, örgütün zirvesi Shy Shen’in gerçek kimliğini Dünya Suç Mahkemesine’ne açıklamasına kısa bir süre kala bir suikast kurşunuyla susturuluyor.

Triad sırlarının ortaya çıkmasını engellemek için her şeyi yapabilir ve onları durdurmanın sadece bir yolu var...

Los Angeles Polis Departmanından Dedektif Carter ve Çinli meslektaşı Müfettiş Lee geri döndü…Ama bu sefer ikisinin de bilmedikleribir yerde, Paris’teler. Bitirim İkili 3’te görevleri, büyük çaplı bir suç örgütünü durdurmak ve eski dost Büyükelçi Han’ın kızı Soo Yung’u kurtarmak.

Şehri, konuşulan dili ve neyi nerede arayacaklarını bilmiyorlar. Fakat zaman geçtikçe Paris’in banliyölerinden Eiffel Kulesi’nin görkemli ışıltılarına uzanan mekânda Triad’la büyük bir mücadeleye girişecekler.

Bitirim İkili’nin en sıkı macerasına hazır olun.


Devamını Oku >>

24 Eylül 2007 Pazartesi

Reservoir Dogs (Rezervuar Köpekleri)

(.) Künye
Tür: Suç, Dram, Gerilim
Yapım Yılı: 1992 ABD
Süre: 99 dakika
Yönetmen: Quentin Tarantino
Oyuncular: Harvey Keitel, Tim Roth, Steve Buscemi, Chris Penn, Michael Madsen
Senaryo: Quentin Tarantino, Roger Avary
Görüntü Yön.: Andrzej Sekula
Web sitesi: reservoirdogs

(.) Film Hakkında
Amerikalı yönetmen Quentin Tarantino'nun, ilk filmi olan 1992 yapımı Reservoir Dogs gösterildiği yıllara göre değerlendirildiğinde hiç kuşkusuz sinemada yeni bir tarzın öncüsü olmuştur. Tarantino'nun senaryosunuda yazdığı film, bol kanlı şiddet sahneleri, neredeyse hiç bir şey ifade etmeyen diyalogları ve karmaşık anlatım tarzı ile yönetmenin bundan sonra çekeceği filmlerinde yol haritası olmuştur. Ünlü aktör Harvey Keitel, bu filmde hem oyuncu hem de yapımcı olarak yer alır. Rezervuar Köpekleri ABD'de 2.832.029$ hasılata ulaşmıştır.

(.) Filmin Konusu ve Yorum
Joe Cabot, büyük bir elmas mağazasını soymak için, oğlunun da dahil olduğu bir ekip hazırlar. Renkleri kod isim olarak kullanan ekibin adı, Rezervuar Köpekleri'dir. Soygunun planları yapılır. En ince detayları bile gözden geçirilmiştir. Ama soygun planlandığı gibi işlemez. Mağazaya gelindiğinde tuzağa düşerler. Ekibin içinde polis olduğunun farkına varırlar. Kim, kime silahını çekeceğini, kimden şüpheleneceğini bilemez durumdadır. Sığınılan depo içerisinde bir hesaplaşma başlamıştır...

Bir musibet bin nasihatten iyidir sözünü tam anlamıyla karşılarcasına, eğer psikopat sözcüğünü sözlükten öğrenemediyseniz mutlaka bu filmi seyretmelisiniz. Michael Madsen, öyle bir psikopat rolü oynuyorki, gerçek hayatta böyle biriyle karşılaşma olasılığı bile insanın kanını donduruyor. Kill Bill'de boynuna taktığı jiletli kolyeyi düşününce acaba filmlerin dışında da böyle bir özelliği var mı diye merak ediyorum.

Kötülerin iyisi rolündeki Harvey Keitel ve son zamanlarda adını oyuculuktan çok yönetmenliğiyle andıran Steve Buscemi'de gerçekten çok iyi bir performans sergilemişler.

Hollywood için yeni bir tarz olan ve Tarantino'nun vazgeçilmezi geyik muhabbetleri ise aslında bize çok uzak değil. Herhangi bir mahalle kahvesinde çok daha enteresan muhabbetlere rastlayabilmemiz çok büyük bir olasılık. Ama onlar bizim kadar geniş bir kültüre sahip olmadıkları için 90'ların başında bu özellik çok konuşulmuştu.

Tarantino'nun sonraki filmlerini daha iyi anlayabilmek için (özelliklede Pulp Fiction gibi kült olmuş bir filmi), mutlaka seyretmelisiniz. Çocuklarınızı TV'den mümkün olan en uzak yere göndermenizi tavisiye ederim.

İyi seyirler...

(.) Filmin Notu:
10/8.4


Devamını Oku >>

18 Eylül 2007 Salı

Interview (Görüşme)

Interview(.) Künye
Gösterim Tarihi: 28 Eylül 2007
Tür: Dram
Yapım Yılı: 2007 ABD
Süre: 84 dakika
Yönetmen: Steve Buscemi
Oyuncular: Steve Buscemi, Sienna Miller, Michael Buscemi, Tara Elders, Molly Griffith
Senaryo: Steve Buscemi, Theodor Holman
Müzik: -
Görüntü Yön.: Thomas Kist
Web sitesi: interview

(.) Film Hakkında
Fanatikler tarafından öldürülen Hollandalı yönetmen Theo van Gogh’un 2003 yapımı filminin yeniden çekimi olan Görüşme, 2007 Sundance Film Festivali ve İstanbul Film Festivali'nde de gösterilen Görüşme'de Steve Buscemi, bir gazeteciyi, Sienna Miller da küstah bir oyuncuyu canlandırıyor. "Birbirlerine açılıyorlar" diyor, aynı zamanda yönetmenliği de üstlenen Buscemi: "Sonra da bunu birbirlerine karşı kullanıyorlar, ilişki yaşayan çiftler gibi". Film, aslında bir dizi ilginç, sürükleyici, şaşırtıcı ve akla gelmez diyalogdan ibaret.

(.) Filmin Konusu
Politika konusunda uzman bir gazetecinin kariyerinde yaşadığı düşüşe tanıklık edeceğimiz filmde durumu kurtarmak isteyen gazeteci ilk iş olarak editörüne aşık olup işleri daha da çıkmaza sokar. Daha sonra hayatı siyasetçilerle geçmiş olan gazeteciye ülkenin en ünlü pembe dizi yıldızıyla röportaj yapıp kariyerini kurtarma şansı tanınır...


Devamını Oku >>

Dondurmam Gaymak

Dondurmam Gaymak(.) Künye
Tür: Komedi
Yapım Yılı: 2006 Türkiye
Süre: 100 dakika
Yönetmen: Yüksel Aksu
Oyuncular: Turan Özdemir, Muğla Halkı
Senaryo: Yüksel Aksu
Müzik: BaBa ZuLa
Görüntü Yön.: Eyüp Boz
Web sitesi: dondurmamgaymak

(.) Film Hakkında
Kendisi de Muğlalı olan Yüksel Aksu’nun yazıp yönettiği ve başrolünde Turan Özdemir’in kamera karşısına geçtiği “Dondurmam Gaymak”, tüm Muğla halkını bir araya getirmiş. Muğla ve civar bölgelerden filmde rol almak üzere yapılan 2000’e yakın başvuru sonucunda oyuncular seçilmiş. Seçilen oyuncularla haftalarca sinema oyunculuğu, tekniği ve estetiği üzerine çalışmalar yapılmış. Oyun atölyesi şeklinde yapılan bu çalışmaların yönetimini Memet Ali Alabora yapmış. Sonuçta yaşlısı genci, kadını çocuğuyla Muğla halkı, başrolünden karakter oyuncusuna, figüranına kadar filmde başarılı bir performans sergilemiş.

Yönetmen Yüksel Aksu’nun filmle ilgili sözleri şöyle: “Dondurmam Gaymak, küreselleşen dünya ekonomisi karşısında çaresizce çırpınan küçük esnafın, bir dondurmacı özelinde traji-komik hikayesini anlatan bir film. Filmde, tragedya, komedya ve destanların beşiği olarak bilinen Ege Bölgesi’nde saklı kalmış oyunculuk geleneğinin perdeye aktarılması hedeflendi. Bazı sahnelerde Diyonisos’un üzüm toplayan satirlerini, Minos’un dövüşen boğalarını, anfitiyatroda Tragoslar’ın seslerini hissettirmeye çalıştık. Filmi yerel halkı oynatarak çekmek istediğimiz için yapımcılar tarafından reddedildik. Yapımcılar genel olarak filmin önemli rollerini profesyonel oyunculara oynatıp halkı da figürasyon olarak kullanmamızı önerdiler. Oysa ki biz, İtalyan yeni gerçekçilerinin yaptıkları gibi sıradan insanların oynadığı bir film yaparak, hem naif oyunculuk estetiğini yakalamak, hem de yerel şive ve gestusların tadını ortaya çıkarmak, sahici, saf bir film yapmak istiyorduk.

Yaşadığımız çağ, bir ‘uzman cahiller’ ordusu yaratmıştır. Herkes sadece uzmanlığını yapmaktadır. Sanat ve sanatçılık da yaşam ve toplumsallıktan yalıtılarak bir uzmanlık alanına hapsedilmiştir. Oysa ki her insan oyun oynayabilmeli, müzik yapabilmeli, tarımla uğraşabilmeli, arabasını tamir edebilmelidir. Sadece uzmanlaşma insanı kendi bireysel ve kültürel zenginliklerinden uzaklaştırmıştır. Bu yüzden profesyonel oyuncularla değil, sıradan vatandaşlarla çalıştık. Çekimlerden önce, sinema oyunculuğu üzerine haftalarca çalıştık. Bu kurslarda insanların kamera karşısında rahatlamaları, kendi iç dünyalarını keşfedip ortaya çıkarmalarına yönelik temrinler yapıldı; daha sonra rollerine çalıştırıldı. Rol alamayanlar dekor, kostüm, prodüksiyon, teknisyenlik vesaire departmanlarda çalıştı. Ortaya imece usulü bir film çıktı. Sonuçta yönetmeni, senaristi, yapımcısı, oyuncuları ve sponsorlarıyla bir bölge toplandı ve kendi filmini yaptı.

İstedik ki ‘Dondurmam Gaymak’; küçük esnafın, küçük kasabanın, ‘küçük’ insanların ‘büyük’ filmi olsun.”

(.) Konu
Muğlalı dondurmacı Ali Usta gün geçtikçe mesleğini tehdit eden büyük dondurma markalarına karşı var olma mücadelesi vermektedir. Bunun için bir yandan dondurmasının reklamını yapmaya çalışırken, bir yandan da yeni aldığı dondurma motoruyla köy köy dolaşır.

Kasabanın haylaz çocukları Ali Usta’nın sarı motoruna ve dondurmalarına göz dikmiştir. İlk fırsatta motoru çalarlar. Borç harç aldığı dondurma motorunu bulamayacınca öfkeden deliren Ali Usta, motorunu kendisini yok etmek isteyen büyük dondurma markalarından birinin çaldığını düşünerek tek tek bayilerden motorunun hesabını sormaya başlar.

(.) Yorum
Bana göre bir film, içinde yaşanan olayları, kahramanlarının duygu ve düşüncelerini seyircilerine ne kadar gerçeğe yakın bir şekilde aktarabiliyorsa o kadar başarılıdır.

Bu şekilde bir hazzı ancak ya gerçekten profesyonel oyuncuların (örn. Babam ve Oğlum) ya da tamamen amatör oyuncuların (örn. Dondurmam Gaymak ve Tanrı Kent) rol aldığı filmlerde alabildim.

Bunun dışında kalan filmlerde kurgu oyunculuğun önüne geçiyor. Ve bırakın filmle bütünleşmeyi veya hissetmeyi, sinema hilelerine kanan saf seyircilerden biri oluyoruz.

Oscar yolunda katettiği mesafe ise gerçekten ayakta alkışlanmaya değer. Acaba biraz daha destek olunsa daha iyi bir konuma gelinebilir miydi diye sormadan edemiyorum.

Filmi seyrederken, tamamen doğal davranan insanların, çok hoş bir şive ile ve yaşanan olaylar karşısında verilebilecek en doğal tepkilerini görmek kelimenin tam anlamıyla mükemmel bir seyir zevki oluşturuyor. Bir kaç gün Muğlalı gibi konuşmaktan kendimi alamadım :)

Yine sözü uzattım... Mutlaka ama mutlaka seyredin, bana hak vereceksiniz.

(.) Filmin Notu:
10/8.6


Devamını Oku >>