(.) Künye
Tür: Komedi
Yapım Yılı: 2006 Türkiye
Süre: 100 dakika
Yönetmen: Yüksel Aksu
Oyuncular: Turan Özdemir, Muğla Halkı
Senaryo: Yüksel Aksu
Müzik: BaBa ZuLa
Görüntü Yön.: Eyüp Boz
Web sitesi: dondurmamgaymak
(.) Film Hakkında
Kendisi de Muğlalı olan Yüksel Aksu’nun yazıp yönettiği ve başrolünde Turan Özdemir’in kamera karşısına geçtiği “Dondurmam Gaymak”, tüm Muğla halkını bir araya getirmiş. Muğla ve civar bölgelerden filmde rol almak üzere yapılan 2000’e yakın başvuru sonucunda oyuncular seçilmiş. Seçilen oyuncularla haftalarca sinema oyunculuğu, tekniği ve estetiği üzerine çalışmalar yapılmış. Oyun atölyesi şeklinde yapılan bu çalışmaların yönetimini Memet Ali Alabora yapmış. Sonuçta yaşlısı genci, kadını çocuğuyla Muğla halkı, başrolünden karakter oyuncusuna, figüranına kadar filmde başarılı bir performans sergilemiş.
Yönetmen Yüksel Aksu’nun filmle ilgili sözleri şöyle: “Dondurmam Gaymak, küreselleşen dünya ekonomisi karşısında çaresizce çırpınan küçük esnafın, bir dondurmacı özelinde traji-komik hikayesini anlatan bir film. Filmde, tragedya, komedya ve destanların beşiği olarak bilinen Ege Bölgesi’nde saklı kalmış oyunculuk geleneğinin perdeye aktarılması hedeflendi. Bazı sahnelerde Diyonisos’un üzüm toplayan satirlerini, Minos’un dövüşen boğalarını, anfitiyatroda Tragoslar’ın seslerini hissettirmeye çalıştık. Filmi yerel halkı oynatarak çekmek istediğimiz için yapımcılar tarafından reddedildik. Yapımcılar genel olarak filmin önemli rollerini profesyonel oyunculara oynatıp halkı da figürasyon olarak kullanmamızı önerdiler. Oysa ki biz, İtalyan yeni gerçekçilerinin yaptıkları gibi sıradan insanların oynadığı bir film yaparak, hem naif oyunculuk estetiğini yakalamak, hem de yerel şive ve gestusların tadını ortaya çıkarmak, sahici, saf bir film yapmak istiyorduk.
Yaşadığımız çağ, bir ‘uzman cahiller’ ordusu yaratmıştır. Herkes sadece uzmanlığını yapmaktadır. Sanat ve sanatçılık da yaşam ve toplumsallıktan yalıtılarak bir uzmanlık alanına hapsedilmiştir. Oysa ki her insan oyun oynayabilmeli, müzik yapabilmeli, tarımla uğraşabilmeli, arabasını tamir edebilmelidir. Sadece uzmanlaşma insanı kendi bireysel ve kültürel zenginliklerinden uzaklaştırmıştır. Bu yüzden profesyonel oyuncularla değil, sıradan vatandaşlarla çalıştık. Çekimlerden önce, sinema oyunculuğu üzerine haftalarca çalıştık. Bu kurslarda insanların kamera karşısında rahatlamaları, kendi iç dünyalarını keşfedip ortaya çıkarmalarına yönelik temrinler yapıldı; daha sonra rollerine çalıştırıldı. Rol alamayanlar dekor, kostüm, prodüksiyon, teknisyenlik vesaire departmanlarda çalıştı. Ortaya imece usulü bir film çıktı. Sonuçta yönetmeni, senaristi, yapımcısı, oyuncuları ve sponsorlarıyla bir bölge toplandı ve kendi filmini yaptı.
İstedik ki ‘Dondurmam Gaymak’; küçük esnafın, küçük kasabanın, ‘küçük’ insanların ‘büyük’ filmi olsun.”
(.) Konu
Muğlalı dondurmacı Ali Usta gün geçtikçe mesleğini tehdit eden büyük dondurma markalarına karşı var olma mücadelesi vermektedir. Bunun için bir yandan dondurmasının reklamını yapmaya çalışırken, bir yandan da yeni aldığı dondurma motoruyla köy köy dolaşır.
Kasabanın haylaz çocukları Ali Usta’nın sarı motoruna ve dondurmalarına göz dikmiştir. İlk fırsatta motoru çalarlar. Borç harç aldığı dondurma motorunu bulamayacınca öfkeden deliren Ali Usta, motorunu kendisini yok etmek isteyen büyük dondurma markalarından birinin çaldığını düşünerek tek tek bayilerden motorunun hesabını sormaya başlar.
(.) Yorum
Bana göre bir film, içinde yaşanan olayları, kahramanlarının duygu ve düşüncelerini seyircilerine ne kadar gerçeğe yakın bir şekilde aktarabiliyorsa o kadar başarılıdır.
Bu şekilde bir hazzı ancak ya gerçekten profesyonel oyuncuların (örn. Babam ve Oğlum) ya da tamamen amatör oyuncuların (örn. Dondurmam Gaymak ve Tanrı Kent) rol aldığı filmlerde alabildim.
Bunun dışında kalan filmlerde kurgu oyunculuğun önüne geçiyor. Ve bırakın filmle bütünleşmeyi veya hissetmeyi, sinema hilelerine kanan saf seyircilerden biri oluyoruz.
Oscar yolunda katettiği mesafe ise gerçekten ayakta alkışlanmaya değer. Acaba biraz daha destek olunsa daha iyi bir konuma gelinebilir miydi diye sormadan edemiyorum.
Filmi seyrederken, tamamen doğal davranan insanların, çok hoş bir şive ile ve yaşanan olaylar karşısında verilebilecek en doğal tepkilerini görmek kelimenin tam anlamıyla mükemmel bir seyir zevki oluşturuyor. Bir kaç gün Muğlalı gibi konuşmaktan kendimi alamadım :)
Yine sözü uzattım... Mutlaka ama mutlaka seyredin, bana hak vereceksiniz.
(.) Filmin Notu:
10/8.6
Devamını Oku >>